Rabia

Kanaat, sadece fakirlere mahsus bir haslet değildir. Bu husūsta zenginler, çoğu zaman fakirlerden daha muhtaç duruma düşmektedirler. Çünkü mal arttıkça beraberinde mal sevgisi, hırs ve tamah da artmaktadır. İnsan, bütün yakınlarına yetecek kadar mal kazansa bile, bununla yetinmeyerek daha fazla kazanmaya ve mal yığmaya çabalar. Bu hırs, málik olduğu zenginliği gözüne az gösterir ve böylece malından hakkıyla istifade etmesine mani olur
Sayfa 285·Kitabı okudu
Din
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabrın çeşitlerini ve faziletlerini bildirdiği bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur; "Sabır üçtür: Musibetlere karşı sabır, kullukta sabır ve günah işlememekte sabır. Kim, kaldırılıncaya kadar musibete güzelce sabrederse Allah ona üç yüz derece yazar. Her iki derece arasında sema ile arz arası kadar mesafe vardır. Kim de tàatte sabrederse Allah ona altı yüz derece yazar. Her iki derece arasında yeryüzü ile yerin yedi kat altı arası kadar mesafe vardır. Kim de masiyete (günaha) karşı sabrederse Allah ona dokuz yüz derece yazar. İki derece arasında yer ile Arş arası kadar mesafe vardır. "
Sayfa 306 - Suyuti, ll, 42; Deylemi, ll, 416·Kitabı okudu
Din
Puan vermedi·234 syf.··
2024 47. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 02:29
3 5 kişi yan yana gelirse ne olur? Koyu bir sohbet. "Ne olacak bu ülkenin hali?" sorusu ve meselesi... 80'lerde, 70'lerde, 50'lerde de durum farklı değildi. Figüranlar farklı ama konu hep aynı. Kitap işte böyle bir atmosferde; 80'li yılların Erzurum'unda, Zülfü ve arkadaşlarının yokluk, siyaset, gidişat, zengin-fakir ilişkisi, güzellik-çirkinlik ölçüsü, din gibi konular hakkındaki muhabbetiyle başlıyor. Başta ana karakterin kim olduğunu pek anlayamadım. Kitap, konuya yoğunlaşarak, her karakterin bu konulardaki fikirlerini tek tek ele alıyor. Ancak yazar, sonraları Zülfü üzerinden her okura, "Ara ara ben de bunları düşünüyorum ve hissediyorum," dedirten bir içselleştirme yapıyor. Zülfü, çelimsiz, kendine ve çevresine göre çirkin, üstelik fakir! Bir de utanmadan bir kız seviyor; daha ne olsun? Bu, tabii Zülfü'nün düşünceleri ama hangi birimiz, bu tür sıkıntılar ve içsel çelişkilerle ezilmedik ki? Kitap, Zülfü'nün buhranlarını ve buhranların onu nasıl yanlış yollara sevk ettiğini derinlemesine işliyor. Zülfü, mutluluk olarak gördüğü şeylerin aslında onu nasıl bir bilinmeze sürüklediğinin farkında değil. Kitabın okunmasını tavsiye ediyorum; özellikle de birçoğumuzun ağır buhranlar altında ezildiği bir dönemde, Zülfü'nün sonu önemli bir ibret olabilir. Kitap, mutluluğun sadece materyalist bir argüman olmadığını, başka bir şey olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. Evet, bu kitap hakikaten okunmalı. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çok şey öğretecek bir yapıya sahip gibi. İyi okumalar.
1000Kitap
Tutkular Keder OlduNurullah Genç · Timaş Yayınları · 1988655 okunma

Rabia

, bir kitap okudu
Puan vermedi·234 syf.··
5 saatte okudu
·
2024 47. kitabı
Nurullah Genç
7.8/10 · 655 okunma
Nefret ediyorum her şeyden İnsanlardan daha çok Kendimden bile Korkuyorum gökdelenlerden İğne deliklerinden geçiyorum Ter kokusu dinliyorum Yaşamak için ölüyorum
Sayfa 101·Kitabı okudu
1000Kitap