S.1520

Osmanlı
Merak edip soruyoruz ve bir Osmanlı su kemeri olduğunu öğreniyoruz. Kim yaptırmış diye merak edince Kanuni Sultan Süleyman ismi çıkıyor karşımıza. Hey koca Kanunu... Sen ne güzel bir insansın. Padişah olur olmaz İstanbul'da artan nüfusla birlikte baş gösteren su sorununu halletmek için kolları sıvamıştın. Mimar Sinan'la bu konuda ne görüşmeler yapmış, suyun gelebilmesi için ne fedakarlıklara katlanmıştın. O kadar işinin arasında defalarca Eyüp sırtlarına gidip Mimar Sınan'ın çalışmalarını yakından takip etmiştin. Nihayetinde Kırk Çeşme Sular'ını İstanbul'a getirtmeye muvaffak olmuştun. Taksim Meydanı'nın adını aldığı, o meydanın göbeğindeki Su Maksemini yaptırmış, buradan taksim edilen suyu her bir köşeye dağıttırmıştın. Çünkü sizler Peygamber Efendimiz'i çok seviyor ve hep O'nun yolundan gitmeye çalışıyordunuz. O, insanlara su dağıtılmasının ehemmiyetini defalarca anlatmıştı sahabeye. O'na(sas) layık olmaya çalışan bir ümmet olarak bu güzel hizmetleri demek buralara kadar getirdiniz. O şefkat anlayışınızdan buradaki çöller de demek nasiplerini aldı.
Sayfa 103 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mina'daki Hayf Mescidi'nin içinde bulunan bu çevrili alan için bazı kaynaklar Nuh Peygamber'in kabrinin bulunduğu yer demektedirler. Böyle bir rivayet bizi hiç de şaşırtmıyor. Çünkü Harem bölgesinde birçok peygamberin yattığı, farklı kaynaklarda zikrediliyor. Hacerü'l-Esved ile Makam-ı İbrahim arasında 39 peygamberin yattığı ya da Safa ile Merve Tepeleri arasında 70 peygamberin kabrinin bulunduğu yaygın kanılardan biridir. Bir rivayette de Hz. Harun'un kabrinin Uhud Dağı'nda olduğu zikredilir. Nice peygamberin hatıralarıyla kucaklaştığımız bu yerlerde elbette bizi en çok etkileyen şey Efendimiz'in(s.a.v.) mübarek ayaklarını bastığı yerlerde dolaşmak ve bu izleri sürmeye çalışmaktır.
Sayfa 85 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Zamanın ileri gelen ilim adamalını toplayan 1. Ahmed, Kâbe'nin tamirini konuşurken bir konuda âlimlerin fikrini almak ister ve, "Kâbe'yi yeniden inşa ederken bir taş altın, bir taş gümüş kullanarak Kâbe'yi inşa etsek münasip olur mu?" diye sorar. Âlimler, "Hünkârım Allahu Teâlâ isteseydi Kâbe'yi zebercetten yaptırırdı. Böyle yaptırmadığına göre bize de değiştirmemek düşer." şeklinde cevap verir.
Sayfa 78 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Hâdimü'l Haremeyn
Yavuz'un, hutbeyi okuyan hatibin Hakimü'l Haremeyn demesi üzerine ok gibi yerinden fırlayıp "Hâkimü'l Haremeyn değil Hâdimü'l Haremeyn deyin biz buraların ancak hizmetçsi olabiliriz." sözlerini ardından gelenler çok güzel özümsemişler ve buralarda gerçekleştirdikleri hizmetlerle de vefa hislerini tablolaştırmışlardı.
Sayfa 69 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ebu Cehil'in Evi
Bu hadiseyi hatırladıktan sonra Ebu Cehil'in bir zamanlar evinin olduğu yere bakıyor ve ne hikmetse buranın bugün umumi bir tuvalet haline gelmiş olduğunu görüyoruz. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken bir detay var ki o da Ebu Cehil'in evinin, Kâbe'ye hem Peygamberimiz'den(s.a.v.) hem de Hz. Ebubekir'den daha yakın olması. Demek ki bazen maddi yakınlık insana herhangi bir fazilet kazandırmıyormuş.
Sayfa 56 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı