youtu.be/bQ_FiboPoEo?si=...
"Allâh'ım, Sen bize merhamet etmesen hidâyet bulamazdık. Ne sadaka verebilir ne de namaz kılabilirdik. Üzerimize sekînet indir ve düşmanla karşılaştığımızda ayaklarımızı sabit kıl. Șüphesiz onlar bize azgınlık ettiler, fitne istediklerinde biz kabul etmedik. Son kelimeleri sesini uzatarak söylüyordu."
(Berâ b. Azib (r.a.) şöyle demiştir
"Hendek günü Peygamberimiz'i (sav) toprağı taşırken gördüm. Onu, ibn Revâha'nin sözleriyle recez söylerken ișittim. Toprak taşırken şöyle diyordu)⬆️
İnsan koşarak gittiği yerlerden çekilir, heyecanla aradıklarından uzaklașır, çok sevmesine rağmen mesafelenir... Çünkü zordur yüklediğin anlamın altında kalmak. Zarifoğlu diyor ya 'Gelecektim ama daha kötü bir hatıram olsun istemedim." Bazı șeyler, en iyi yerde noktalanmalı.
Hatice Ebrar Akbulut
Kişi 40 yaşına ulaşıca semâdan bir münadi şöyle seslenir:
"Yolculuk yaklaştı, kendine azık hazırla."
(İbn Hibban)
İnsan bir șeyden uzaklaşıyorsa başka
bir şeye yakınlaşıyordur. Tam tersinden, bir şeye yaklaşıyorsa başka bir şeyden de uzaklaşıyordur.
Bir şehirden, bir insandan giderken başka bir yere kalmak üzere varırsın. Bir sefere çıktığında bir yerden ayrılırken başka bir yere kavuşursun. Hayat ve ölüm arasında yürüyen bir varlık için bütün gitmelerde de bütün kalmalarda da bir ayrılık ve kavuşma ânı vardır.
İnsan sadece hangi ayrılıkların kendisine nasıl yollar getireceğini, hangi kavuşmalarda ne tür imtihanlar yașayacağını, kaderinin ne olacağını, hayrın ve șerrin nerede saklı olduğunu bilemez. Bu yüzden mühimdir rızâ göstermek, çok mühimdir nasibine düşeni kabul etmek... Ne kadar mühim, o kadar zor.. Zor olanı ne kadar kalbinde öğütürsün, 0 kadar olgunlaşırsın.
Yolculuk her ân, insan azığını (yani ruhunda
taşıdıklarını) daima hazır tutmalı.
Hatice Ebrar Akbulut