Hayatın akışı çok nadiren insanın eline geçer. Ve o anları da insan zaten farketmeden geçirir. Zayıflığını ise, ancak kaderin kendisini yendiği zaman fark eder. O zaman da yapacak pek bir şey kalmamıştır.
Kendimi salon bufelerinde özenle saklanan porselen bir fincan gibi hissediyordum. Kıymet verilen ama fazla kıymet verildiği için de unutulan bir şey olmayı o sene öğrendim.