Herkes beni sahifelerinde meraklı fikirler saklı olan bir kitap, yâhut bir arkeologun keşfettiği eski bir esermişim gibi merakla karıştırıyor, araştırıyor ve bulacaklarını bulduktan sonra da bir köşeye fırlatıp atıyorlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne var ki bâzı bâzı ben sana sahiden darılırım. Böyle zamanlarımda başkaları ile dertleşmek isterim, lâkin kimi çağırsam sen cevap verirsin, kime seslensem sen karşıma çıkarsın! Bu Cihanda senden başka kimse yok demekte haksız mı imişim kuzum?
"Benim dümenim onun aşkıdır; ne tarafa döndürürse o tarafa giderim. Kâh emîr olur buyruk yürütürüm, kâh esir olur yerlerde sürünürüm. Ancak her nefeste bu ferman sâhibinin mahkûmuyum.
O bana diyor ki: Sükût, çok kere söze üst gelir; sen de söyleme, sus, yeter artık! Ne olacaksan, söylemeden ol!"
Acaba biz insanlar, hayvanlık âleminden geçerken, hislerimizin üstünden bu tesirleri lâyıkıyle silkip atamadığımız için mi, bâzı bâzı nükseden, o geçmişin esiri oluyorduk? Yoksa mâzînin kirlerini temizlemekte mahâret göstermek için, tam insan mı olmak lâzımdı?