Yıllar önce okumuşum
Arkadaşlar şu duruma çok üzülüyorum gerçekten. Ben bu kitabı okumadığımı zannediyordum. Meğerse yıllar önce okumuşum ve yorumumu bile yazmışım kapak içerisine. Cidden 10 yıldan fazla zaman geçen kitapları özellikle kişisel gelişimleri unutmak gibi bir durum size de oluyor mu hiç okumamışsınız gibi, hani romanlarda hayal meyal karakterleri olay örgüsünü hatırlarsınız ama bu kitapta misal niye böyle oldum bilmiyorum ama içimde bir his vardı tanıdık gelen his dışında içinde ne yazıyor tamamen unutmuşum hatta bazen diyorum ki bunun altını neden çizmişim ki sanki çok ta önemli bir cümle değil. Ama şunu anladım gelişiyorum. Eğer aynı yerde saysaydım yine aynı cümleyi beğenirdim. Demek ki değişim dönüşüm olmuş ki farklı cümleleri beğeniyorum. Sizde mi böyle düşünüyorsunuz? Benimle aynı şeyleri yaşayan var mı
Yeni kitap keşifleri...
Okudum, iki günde bitti. Betimlemeler vardı baya, ama yine de yormayan bir kitap öncelikle hayata dair hayatın içinden...
Alıntılar, kısa kısa öyküler var. İçlerinde en çok "Külcü", "Postacı", "Boyacı" isimli öyküleri beğendim.
Yaşanmış, gerçek hayatlardan kesitler içeren bu kitapta bana duyguyu en çok geçirebilen, hissettirebilen bu öyküler oldu. Ayrıca "Boyacı" isimli kitapta polislere yazılmış çok güzel bir şiir de vardı. Bunu görünce ayrıca mutlu oldum:)
Keyifli okumalar
Kaleminize sağlık @alimserkancesur
#alimserkancesur
#kalaycı
KalaycıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 2025351 okunma
Küçükken halamın kuzenimle bana anlattığı, benim akkuzu , kuzenimin karakuzuyu simgelediği akşamları hatırlattı. Çocuklar için uygun bir kitap. Tavsiye ederim
Akkuzu KarakuzuStefano Bordiglioni · Can Çocuk Yayınları · 2019133 okunma
Bu kitabı 5 günde bitirdim.”
Kişisel gelişim türündeki bu eser, günümüzde insanların neden bu kadar sıkılgan olduklarını, neden televizyon açıkken bile ellerinden telefonlarını bırakamadıklarını anlamamı sağladı.
Artık fark ettim ki bu durumun ardında dopamin bağımlılığı denilen illet yatıyor. Sanki sıkılmak bir suçmuş ya da kaçınılması gereken bir şeymiş gibi bir algı oluşmuş.
Bu kitap sayesinde sıkılma duygusunun aslında kurtulmamız gereken bir şey değil, bir tür “dopamin demlenmesi” olduğunu fark ettim.
Anlam veremediğiniz birçok olayın, davranışın ve hatta kendi iç dünyanızın arkasındaki nedenleri fark etmenizi sağlayan, oldukça verimli ve farkındalık kazandıran bir kitap.
Benim için gerçekten öğreticiydi.
Keşke yazar diğer hormonları da bu şekilde anlatsa da daha çok bilgilensek dedim.
Kitabın yazarlarına bizi aydınlattıkları için gönülden teşekkür ediyorum.
Tavsiye ederim.
Maalesef çok sıkıcı buldum. Cengiz Aytmatov'un Toprak Ana kitabına benziyor ama Toprak Ana çok keyifliydi, onu beğenmiştim. İlk Türkçe köy romanı olduğu için önemli bir eser diyerek okudum. Doğal bir romandı. Konusu bakımından dönemin ahval ve şeraitini anlatmış. Sürükleyici, akıcı bir üslup yoktu. Beğenmedim. Keyifli okumalar