evet, doğrusu ölüm hiç gülmez ama gülmek için dudakları da yoktur, o halde bu anatomi dersinden çıkaracağımız sonuç da sanılanın aksine gülümsemenin dişlerle ilgili bir eylem olmadığıdır. birtakım münasebetsizler çıkıp ölümün yüzünde hiç silinmeyen bir gülümseme olduğunu söyleyebilirler ancak bu doğru değildir, görülen ve bir gülümsemeye benzetilen hareket esasen bir acı ifadesidir, acı çekmesinin nedeni de bir ağzı olduğu, ağzında bir dil olduğu, dilinde tükürük bulunduğu günlerin anısının sürekli olarak onu takip etmesidir.
birine belirli bir tarihte öleceğini bildirmek haberlerin en kötüsü, bu durum, yıllarca ölümün dehlizlerinde yaşamaya ve günün birinde zindancının gelip, işte mektubun, hadi hazırlan, demesine benziyor.
birer birer ölümlerinden haberdar edilen insancıkların ümitsiz serzenişlerini duyacak hali yoktur; üstelik bu girişimin sonuçları istenen şekilde gerçekleşmiyor, tam tersine ölümle karşı karşıya olduklarını öğrendiklerinde ümitsizlik ve üzüntüye kapılan insanlar, sorunlarını çözmüyor, vasiyetname hazırlamıyor, vergi borçlarını ödemiyorlardı, aileleri ve yakın arkadaşlarıyla vedalaşmayı da son ana bırakıyorlar, bu son dakikalar da bu en hüzünlü veda için yetersiz kalıyordu.