Kazınmış bir yaranın sızıntısıydı içimizdeki umutlar. Hep belkilere bıraktık hayatı, belki bundan sonra güzel olur diye. Lakin geçen günler hep yarınların günleri değil miydi? Ve biz böyle diye diye umuda her seferinde kelepçe vurup durduk hayat denen bu mecmua da. Şimdi hangi yaranın kabuk bağlanmış kısmı açılmaz ki böyle...