Deliliğe Övgü, soluksuz okuduğum bir kitaptı. Kitabı okurken araştırma yapmadan, düşüncelere dalmadan ve yeni şeyler öğrenmeden duramıyorsunuz.
Erasmus, kitabında tamamiyle delilik adına konuşmuş. Yani kitabı okuduğunuzda aslında deliliğin sizinle konuşmasını okuyor gibisiniz.
Delilik; insanı sürekli kamçılayan, yaşama tutunmasını sağlayan temel bir içgüdü olarak ele alınmış.
Doğasal bir kanun olarak aktarılan delilik, insanlığın devamı için gerekli kılınmış.
Yazar bunu deliliğin ağzından “Ben olmasam hangi kadın bir daha bu acıya katlanır ki?” Diyerek doğumların gerçekleşmesinde de deliliğin rol aldığını anlatmış.
Kitabın bana kattığı düşünceler:
Yaşamın katlanılabilir bir hale gelmesi ve yaşadığımız tüm duygulanımlar deliliğin bir parçası.
Mutluluğun asıl kaynağı olan delilik, insanı insan yapan en temel şey.