“…Halbuki dünya küçük bir kasaba… Belediye reisi var, zabıtası var, komşular var… Pencereyi açık bıraksan biri bakar. Soyunup dökünmüşsen ayıplanırsın. Hiç alışmadıkları gibi davranırsan seni taşlarlar.”
“Zaman böyle bir şeydir; ileri geri döner durur. Yakınlıklar uzaklıklarla yer değiştirir. Sonra o uzaklıklar başka bir yerde, başka bir şekilde tekrar yakınlık haline gelir. Galiba olgunlaşmak diye buna diyorlar.”
“…Bizim şu karnımız var ya! Konuşmayıp da sustuklarımız, içimize attıklarımız, şiştiklerimiz, şişip de istifra edemediklerimiz… İşte bunlar bizi başka biri yapıyor, yabancı yapıyor…”