"Ne yazık! Ölüm ruhumuzu ne hâle getirecek? Onu nasıl şekillendirecek? Ondan ne alıp ne verecek? Onu nereye yerleştirecek? Bazen dünyaya bakıp ağlaması için etten gözler bahşedecek mi?"
"Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma.Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, on beş yaşındaki bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar."
"Hiç umut yok! Temyiz sizi bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çıtırdadığı duyulan bir ipten ibarettir. Tıpkı giyotinin bıçağının aşağı düşmek için altı hafta beklemesi gibi."