“Hayat ağaç gibi şehir gibi madde değildi,zamanın içindeydi.Hayatın ağaç gibi,şehir gibi çift dikişi yoktu çünkü insan ölümlüydü.Hayatın beni beklediği yoktu.Umuru bile değildim.Hayat zamanın içine yerleşmiş ,ayaklarını uzatmış,oluyordu da oluyordu.Zaman ise işini yapıyor,kendini hoyrat kullananı kale almıyor,kendini hoyrat kullanıp da ibadetini aksayana tahammülü de,müsamahası da olmadığını kıyamet gibi bildiriyordu.Hayatı zamanın istediğinden gayrı yaşamak günahtı.”
“İki kişinin birlikte yaşamaya devam edebilmesi için sürekli ince ayarlar yapması,çatlakları sıvaması,bitkilere su vermesi,yavaşlayan saatleri kurması gerekiyordu.Anlayabiliyordum.”