Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Nisan 2024
Yayınevi:
Doğan Kitap
ISBN:
9786256666320
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·280 syf.··
2024 71. kitabı
Geçmişte hatırası olan bir piyano. Kayıplar ve özlemler üzerine ağıt yakılan, aile yadigarı kıymetli piyano acaba nerede kimde sorularının üzerine başlayan kitap öyle yerlere gitti ki... Leyla ve Miran... Birbirlerine olan hislerini yazar öyle güzel kelimelerle satır aralarına iliştirmiş ki çok hoşuma gitti. Geçmişe dönük hatıraları okurken ben de en az Miran kadar sarsıldım. Özellikle onların Kars seyahatinde otelde tanıştıkları anne ve bebek bana da çok dokundu. Diğer yandan Miran'ın ölen abisinin ardından, sevmeyi de oğluyla birlikte toprağa gömen annenin durumu da oldukça etkileyici. Yapılmayan annelik gösterilmeyen babalığın bir çocuk üzerinde yaşama boyunca bıraktığı yaraları da görmek mümkün. Miran ne yapsın peki? Eksikliğini hissettiği birçok şeyi Leyla'da bulsa da, onun yokluğunu peki nerede bulacaktı düşünmeden edemiyorsunuz. Dolayısıyla çok kapsamlı bir kitap. Çocukluktan itibaren insan, eksikliğini duyduğu her hissi yaşamı boyunca tamamlamaya çalışıyor olmalıydı.
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 58. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2024 16:48
Hoyrat- Sepin Sinanlıoğlu Yine okurken içimi paramparça eden bir kitabın incelemesi ile geldim. Hoyrat.. Kitabın ana fikri " Zamanı hoyrat kullanma. Aynı hatayı tekrar edene zaman daralır. " alıntısında saklı. Ana karakterimiz Miran'ın dilinden ilerliyor kitabımız. Kitap boyunca hep bir şeyleri arıyor Miran veya pişman oluyor, koşuyor peşinden. En çok da saklanıyor. Hem kendinden hem acılarından. Yasını yaşamaya bile izin vermeden kaçıyor kendinden. Kendiyle, hayatıyla yüzleşemeden. Sepin Sinanlıoğlu'nun kalemi çok akıcı. Bir çırpıda merak ettirerek ilerletiyor sizi. Özellikle kitabın son kısımları, Miran'ın çözülmesi, yüzleşmesi beni çok etkiledi. Yazarımız ne yazıkki aşkı da yası da çok derinlemesine yaşadığı için bize de o kadar derinlemesine ve gerçekçi aktarmış. Piyano metaforu ile ilerliyor kitap. Saplantıları, hayatının bütün düğümleri orada saklı. Bu düğümler çözülecek mi? Bu soruların cevabı kitapta. Önerimdir okuyunuz efendim.
Edebiyat
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 22:14
Bir adam ve bir kadın oturuyorlar yanyana ve özlem duymuyorlar o an daha yaşlı olmaya veya daha genç veya başka bir ülkede, zamanda ve diyarda doğmuş olmaya. Bulundukları yerden memnunlar, konuşsalarda konuşmasalar da. Nefesleri bir olmuş, tanımadığımız birini besliyor. Kendi parmaklarının hareketini görüyor adam, kadının uzattığı kitabı saran ellerini görüyor. Paylaştıkları üçüncü bedene itaat ediyorlar. Söz vermişler o bedeni sevmeye. Yaşlılık gelebilir, ayrılık gelebilir, ölüm gelecek. Bir adam ve bir kadın oturuyorlar yanyana; nefes aldıkça tanımadığımız birini besliyorlar, bildiğimiz ama o hiç görmediğimiz birini.
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 11:02
Miran anlattı ben dinledim. Neler anlatmadı ki bana... Çocukluğunu, cismen var olup aslında olmayan anne ve babasını, çok erken kaybedip hep arka planda kalma nedeni olan abisini, büyük aşkı Leyla'yı, öteki olmayı... Hepsini piyano metaforuyla anlattı üstelik. Bütün kitap boyunca piyano imgesiyle çocukluğunu, annesini, babasını, kardeşini, sevdiğini aradı. Belki de en önemli şeyi, kendisini aradı. Sonunda yaşanan çözülme de bize onun içsel savaşının ne kadar derin olduğunu gösterdi. Konu olarak güzel bu kitabı anlatım olarak biraz yadırgadım. Duygu ve betimleme ağırlıklı, kurgusu içinde kaybolmuş bir anlatı gibiydi. Yazarın ilk romanı olduğunu düşünüyorum. Ağıtların Tanrısı isimli kitabı da anlatı tarzında ve daha önce yayınlandığı için onun izlerini görmek epeyce mümkün. Velhasılı kelam Miran'ın anlattıkları beni yorsa da çokça üzülsem de kitabı beğenmediğimi söyleyemem. Okurken beni yordu ama sonunda ben de Miran gibi rahatladım. Hatta sınıfta bitirmemiş olsaydım rahatça gözyaşı dökebilirdim. Anlatı türüne yatkınsanız, kurguya çok takılmayıp duygularla ve betimlemelerle ilgileniyorsanız tavsiye ederim. Oldukça güzel alıntılar vardı kitapta. Herkese mutlu hafta sonları diliyorum.
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
7/10
·280 syf.··
2026 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 22:53
Ana karakter Miran olsa da geniş ailesi ve geniş zamana yayılmış anlatımların olduğu bu anlatımların da bitmeyen betimlemeler ile okuyucunun kafasını yoran bir kitap olduğunu söylemek isterim. Okuması zor bu nedenle. Okurken kafada sakinlik olmalı açıkcası. Bir de Leyla'sına çaresiz bir aşkın acısını çeken Miran'ın düşüncelerine sabredebilmek gerekiyor. Ben zorlandım açıkcası.
Edebiyat
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 22. kitabı
Kitabı fazla yorucu buldum. O kadar çok betimleme vardı ki ana temadan koptum kaldı ki ben betimlemelere bayilirim. Güzel bir aşk hikayesi olabilirmiş ama çok yüzeysel bir ayrilik olmuş. Daha önce barışmak için kapılara gelen Leyla kabullenip evlenmiş. Ama Bitlis’le olan bağı piyanoyu Leyla’ya plan takıntısı yerine koymasi güzeldi. Kitabın adı hoyrat diye son bölümlerde belki bir sayfada 3 kez hoyratı kullanmış. Bu sebeplerle bu kitap bende pek bir yer edinemedi.
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Okuyuuuuunnnn !!!!
Puan vermedi·280 syf.··
2024 58. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 23:51
" Zamanın arasında sıkıştım ve büyüdüm. " Arka kapak yazısında kaleminin müptelası olduğum Kemal Varol un "edebiyata parlak giriş" diye tanımladığını görür görmez heyecanla okuduğum eseri bitirir bitmez yorumlamaya geldimmm. Incelemeye geçmeden önce belirtmeliyim ki ; sevgili yazarımız Sepin Sinanlıoğlu nun sıkı takipçisiyim artık. Okurken ister istemez kendinizi kaptıracağınız eserin incelemesine geçecek olursak ; Çocuk yaşta ölen abisinin gölgesinde , mutsuz bir şekilde yaşamını sürdürürken hayatının aşkı Leyla ile geç bulduğu mutluluğu yakaladığını düşünürken sevgilisinin apansız kaybıyla yıkılan sevgili Miran içimi acıttın be . İlk başta annesine o kadar sinir oldum ki , sen nasıl annesin böyle , yaşananlarda Miran' ın suçu ne ki sevginden mahrum bırakıyorsun da çocukluğunu eksik yaşatıyorsun diye!! Ama Miran ile birlikte çıktığımız Istanbul'dan Bitlis'e olan yolculukta görüyoruz ki sana da hayat pek acımasız davranmış . Velhasıl kelam ; sırlarla dolu geçmişin kapılarını aralarken zamanını hoyratça kullanan insanların hayatlarını empati kurarak okuyacağınız , sonunda duyguların şelale olacağı eseri okumadan geçmeyin !!
Edebiyat
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 84. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2024 21:09
Hoyrat ~Sepin Sinanlıoğlu Merhaba sevgili kitapseverler; Hepimizin içinde, bizi hayata karşı hoyratça savuran bir rüzgar yok mu? Sepin Sipahioğlu, Hoyrat ile tam da bu içsel fırtınayı anlatıyor; hayata, geçmişe ve kendine dair hesaplaşmalara sürüklüyor. Kitap; geçmişin izleri ve kaybolmuş değerler üzerine kurulmuş derin bir hikaye sunuyor. Miran ve Leyla adlı iki ana karakterin ilişkisi, zamanın yaralayıcı etkisi ve kişisel hafızanın yükleriyle şekilleniyor. Hikaye, Miran’ın çocukluğuna dayanan izlerle başlıyor ve aile yadigârı bir piyanonun peşinde çıktığı yolculukla devam ediyor. İstanbul’dan Bitlis’e uzanan bu yolculuk, Miran’ın hem kendi geçmişini hem de ailesinin kültürel ve toplumsal travmalarını keşfetmesini sağlıyor. Roman boyunca, aşk ve yas gibi temalar, Miran’ın bireysel arayışıyla iç içe geçiyor. Aile geçmişine dair sırları çözme çabası, ona kendi içindeki hesaplaşmaların kapısını aralıyor. Zamanın hoyratça kullanımı da romanın güçlü bir teması olarak öne çıkıyor, adeta insanların hayatlarını nasıl savruk yaşadıklarına ve unutulmuş değerlerin izlerinin nasıl silindiğine işaret ediyor. Basit bir aşk hikayesinden çok, insanın kendi kökleriyle ve belleğiyle hesaplaşmasını anlatan bir roman. Kitabın sayfaları kapanırken, belki de en zor soruyla yüzleşiyorsunuz: Geçmişi affetmeden, gerçekten geleceğe adım atılabilir mi? Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2024 53. kitabı
“ ‘N’olur Meryem, yalvarırım sana’ dedi içimdeki küçük Miran’ın kilise sesi. Meryem'e ilk ve son yakarışım acısına dayanamadığımda beni de öldürmesi için olmuştu. Samimi değildim, ölmek isteseydim gider, kendimi bir yerden atardım, ‘Beni de öldür!’ demek aslında ‘Acımı al, dayanamıyorum.’ demekti.” Herkese merhaba Bugün, Serpin Sinanlıoğlu’nun Hoyrat adlı kitabıyla geldim. Miran… Çocukluğu ağabeyinin ölümünün gölgesinde, varlık olarak olan ama duygusal olarak olmayan bir anneyle geçer. Babası ise kendi dünyasındadır. Annesinden göremediği sevgiyi Leyla da bulsa da zamanı hoyrat kullananların kaderini yaşayacaktır. Ve bir gün aile yadigarı piyanonun peşinde Bitlis’e düşer yolu. Yolculuktan önce öğrendiklerinin ağırlığıyla… Bazen hava kasvetlidir. Hem çok sıcak, hem karanlıktır, hem de kuvvetli bir yağış beklenir. Yağsa da kurtulsak deriz. Bu kitap bana tam da onu hissettirdi, şiddetli bir ağlama isteği duyacağımı biliyordum ama inanılmaz bir kasvet vardı kitabın büyük kısmında. Son 80 sayfa su gibi aktı ve boğazımda düğümle bitirdim kitabı. Benim kasvete tahammülümü artıran en büyük sebep @mahirunsaleris’in arka kapak yazısıydı şüphesiz. Kasvete dayanabilenler, yağmurun keyfini sürecektir. Keyifli okumalar
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2024 01:26
Sepin Sinanlıoğlu | Hoyrat Merhaba Sizleri dün bitirmiş olduğum ve etkisini uzun süre üzerimden atamayacağımı düşündüğüm bu kitap ile tanıştırmak istedim. “Oysa geçmişine gitmeden kendini bulamazdı insan.” Aile yadigarı bir piyano, kayıplar, hatıralar, aşk ve özlem üzerine kurulu bir hikaye. Miran ve Leyla… Miran, abisinin ölümü nedeniyle hüzünle karşılanmıştı. Annesinin gerektiği sevgiyi veremediği, babasının ise kendi derdinde kendi halinde kabuğuna çekilmesi Miran’ın hayata 1-0 değil 10-0 yenik başlamasına sebep olmuştu. Leyla yaşayamadığı her şeydi. Sevilmediği her andı. Yaşamının anlamını bulmuştu onunla. Ona olan hisleriyle. Kaybetmek korktuğuydu Leyla,Miran’ın. Ama neden korkarsak ona doğru çekilmez miydik zaten? Zamanı hoyrat kullanmıştı Miran. Aynı hatayı tekrar edene zaman daralırmış, acı şekilde öğrendi Miran. Ayırmıştı onları kader. Ayrılığı tatmıştı iliklerine kadar. Aile yadigarı piyanoyu bulmak ümidiyle, İstanbul’dan Bitlis’e bir yolculuğa koyulur Miran. Bu yolculuğa çıkmadan öğrendikleri, yüzleştikleri gerçekleri de koymuştur bavuluna. Yolculuk sırasında da eklemiştir bu bavuluna koyduklarının üstüne bir bir gerçekleri. Bulabildi mi peki piyanoyu? Aradığı piyanoydu evet ama bulduğu gerçekler, geçmişin izleri, aşkı ve aidiyetiydi. Ya da bulmak istediği… ️Okurken , adeta bitmesin diye yavaş yavaş okudum kitabı. Sindirmem gerekti çünkü okuduklarımı. Bu belki de Miran’ın yolculuğuydu ama kitabı okuyan herkesin de yolculuğu oldu. İliklerime kadar hissettiğim duygular oldu. Yazar öyle güzel aktarmış ki bizlere bütün hisleri, etkilenmemek mümkün değil. Etkisinden hemen çıkmakta. Okurken , ee artık nerede şu piyano dediğim anlar da olmadı değil Aynı Miran ve Leyla gibi, piyano da oradan oraya sürüklenmiş, en sonunda yine Miran ve Leyla gibi
HoyratSepin Sinanlıoğlu · Doğan Kitap · 202489 okunma