O dönemde bazı yarı farkındalık anlarında bilincine tam varmadan içimde özlemini çektiğim şey arzulardan ziyade, arzulama arzusuydu;daha güçlü,daha bağımsız,daha tutkulu,daha doyumsuz istek duyma,daha yoğun yaşama,belki de acı çekme ihtiyacıydı.
-bunlar,üzerinde durmadan,yeleğinin cebinden çıkarıverdiği küçük şeylerdi onun için, kadın içinse huşu içinde tahta kutusuna sakladığı kutsal emanetlerdi.
Crescenz,çocukluğundan beri ilk kez şarkı söylemeye çalışıyordu ve yılların üzeri örtülü karanlığından güçlükle gün ışığına doğru yükselen bu ürkek notalarda insanın içini acıtan bir şey vardı.
Gelgelelim rastlantının matkap uçları elmastandır ve içinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader,hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder.