“Zaman Çarkı döner ve Çağlar gelip geçer. Geriye bıraktığı anılar efsaneye dönüşür. Efsane solup mit olur ve onu doğuran Çağ yeniden geldiğinde mit bile unutulmuştur. Bazılarının Üçüncü Çağ dediği, henüz gelmemiş ve geçeli çok olmuş bir Çağ’da, Ejderdağı denilen kırık dağın üzerinde bir rüzgâr yükseldi. Rüzgâr başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken başlangıçlar ve bitişler yoktur. Ama bir başlangıçtı.”
“Kara Av’ın sürdüğü günlerde, sağ elin tereddüde düştüğü ve sol elin yoldan saptığı günlerde, insan ırkı Alacakaranlık Kavşağı’na gelecek ve Gölge’nin rüzgârları güçlenirken var olan, var olmuş ve var olacak olan her şey bıçak sırtında dengede duracak.”