Asminn

Asminn
“SON SAVAŞ   O sabah Polov Yaylası’nda şafak söktü, ama güneş Işığın Savunucularının üzerine parlamadı. Batıdan ve kuzeyden Karanlığın orduları geliyordu. Bu son savaşı kazanmak ve yeryüzüne Gölge’yi yaymak için. Acı çekenlerin feryatlarının işitilmeden kalacağı bir Çağ başlatmak için. (Halan oğlu Arent oğlu Loial’ın defterinden, Dördüncü Çağ)”
“Zaman Çarkı döner ve Çağlar gelip geçer. Geriye bıraktığı anılar efsaneye dönüşür. Efsane solup mit olur ve onu doğuran Çağ yeniden geldiğinde mit bile unutulmuştur. Bazılarının Üçüncü Çağ dediği, henüz gelmemiş ve geçeli çok olmuş bir Çağ’da, Puslu Dağlar’da bir rüzgar yükseldi. Rüzgar başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken başlangıçlar ve bitişler yoktur. Ama bir başlangıçtı.”
Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz - a, bu babam ölmeden önceydi. Ya da - babam hayattayken. Ya da - iki yıl sonra . . . Kızım doğduktan sonra da böyle olmuştu. Dünya aniden ikiye bölünmüştü - yeni (çocuğa ait) çağdan önce ve sonra.
Dışarıdan bize tesadüf gibi görünenler aslında iç dünyamızın yansımasıdır.
“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelir geçer, bıraktığı anılar efsaneye dönüşür. Efsane solar, mit olur ve onu doğuran Çağ tekrar geldiğinde mit bile unutulmuştur. Bazılarının Üçüncü Çağ dediği, daha gelmemiş, uzun zaman önce geçmiş bir çağda, Imfaral’ın sisli zirvelerinde bir rüzgar doğdu. Rüzgar başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken ne başlangıçlar vardır ne de bitişler. Ama bir başlangıçtı.”