"Bazen bir şey çöküyor içime, sıkıyor, yakıyor, sonra kocaman bir boşluk hissediyorum. Tüm dünya susmuş, herkes gitmiş, kapılar kapanmış bi geride ben kalmışım gibi."
Nietzsche Ağladığında, uzun diyaloglardan oluşması ve yoğun bir olay örgüsü olmamasına rağmen okuyucuyu kıskacına alan bir kitaptır. Bir konuşma terapisi olarak da düşünülebilir. Düşüncenin keskin gücü ile muhatabını tedavi etme/çözümleme çalışması bazen okuyucuyu hayrette bırakıyor. Kitabın sonunda okuyucunun zihninde taşlar yerine oturuyor ve spontane bir ters köşe ile tedavi amacına ulaşıyor.