Bu dünyada en iyi şeye çirkinler ve aptallar sahiptir. Onlar rahatça oturup yaşam denen oyunu açık ağızlarıyla seyredebilirler. Utku denen şeyi bilmeseler bile en azından yenilgi de tatmazlar. Aslında hepimizin yaşaması gerektiği gibi yaşar onlar, gamsız, umursamaz, tekdüze. Başkalarının yıkımına neden olmadıkları gibi kendileri de yabancıların elinde ziyan olup gitmezler. Senin unvanınla Servet'in, Henry; benimse - değeri ne olursa olsun- yeteneklerim; Dorian Gray'in güzelliği... Tanrı'nın bu bağışları yüzünden hepimiz ıstırap çekmeye, hem de büyük ıstıraplar çekmeye mecbur olacağız.
... ama ne var ki güzellik, asıl güzellik, entelektüel ifadenin başladığı yerde biter. Zeka kendi başına bir abartıdır, herhangi bir yüzün uyumunu bozar. İnsan oturup düşünmeye başladığı anda, bir insan yalnızca burun, yalnızca alındır ya da böyle çirkin bir şey.
...
Senin adını söylemediğin fakat resminin beni sahiden büyülediği gizemli genç arkadaşınsa hiç düşünmüyor. Buna eminim. O, kışın yüzüne bakacak çiçeğimizin olmadığı zamanlarda ve yazın da zekamızı serinletecek bir şeye ihtiyaç duyduğumuz zaman, burada olması gereken herhangi bir beyinsiz, güzel bir mahluktur. Evhamlanma, Basil, senin ona benzer hiçbir şeyin yok.