İlk kez bu tarzda bir kitap okuyorum. Kendim de bazen ic monologumu kagida dokmeyi cok severim rahatlatici ve estetik kaygidan yoksun keyifli oluyor. Baskasininkini okumak da guzelmis ama ne kadar gercekci olsa da karamsar bir kitapti. Kizin icinde birikmis ofke etrafindaki seylere nefretle bakmasi ona yaftalanmis rolun icinden cikamamasi yuzundendi ve bana kendimi cok karamsar hissettirdi. Sanirim Osamu Dazai kitaplarinin bir ozelligi de karamsar olmasiymis. O yuzden biraz kotu hissettim ama ilerde bu turden daha cok okumak da istedim.
Son zamanlarda neden kendimde bu kadar hata buluyordum ki? Neden bu kadar endişeliydim? Sürekli bir şeylerden korkuyordum. Hatta geçenlerde biri şöyle dedi: "İyice dünyanın rengine bürünüp çıktın."