Koruma adı altındaki baskı çocuğun kendi karakterini dahi tanımamasıdır. Bu düşüncemin sonuna kadar arkasındayım. Neden bu kadar arkasındayım biliyor musunuz? Çünkü bende "güya" koruma adı altındaki baskıda boğuldum. Ben kendimi tanımıyorum mesela. Ailemin her dediğini yaptım, düşüncelerini düşüncem, hayatlarını hayatım, bakışlarını bakışım yaptım. O kücücük çocuğun hayatını onların dediklerine göre şekillendirdim. Şuan ne bir kendi düşüncem var ne de bireysel hayatım. Benim için değerli olan insanları kırmamaya çalışırken kendi hayatımı parçalamışım meğerse. Olan şeyler canımı yaksa da gerçekler bu. Elbette kimse ailesini kötülemek istemez ama gerçeklerden de kaçamayız değil mi? Bazen çocuğumuzu her şeyden korumaya çalışmak yerine belki de biraz kendi haline bırakıp canının yanması gerektiğini öğretmemiz gerekir. Biz çocuklar ise olaylar karşısında nasıl savaşmamızın gerektiğini, kendimiz nasıl başa çıkabileceğimizi öğrenmemiz gerekir.
Belkide bazen sadece oluruna bırakmak gerekir... Asya Sıla Kalyon
Ölüm ne garip değil mi?
Bir saat önce konuştuğun hatta sarıldığın kişi bir anda hayatından siliniyor. Geriye sadece anılar kalıyor ve birkaç parça eşya. En acısı da ne biliyor musunuz? Bir süre sonra o anılar siliniyor. Arada tanıdık bir koku geliyor bazen de onun adıyla başka biri denk geliyor. fakat eninde sonunda o da kayboluyor.
Yaşamakta çok garip ölümde...
En garibi ise toprak, nasıl hepimizden bir parça alabiliyor? Asya Sıla Kalyon
Kimse için ağlamaya değmez küçük kız. Emin ol geçecek, zor olacak ama geçecek. Tek yapman gereken sabretmek. Farkındayım canın acıyor, kalbin sıkışıyor ama az daha dayan, biz ne zorluklar atlattık değil mi küçük kız? Ama tüm hata bizde, neden inandık, neden güvendik? Sonunu bile bile denedik. Sonunu göre göre yürüdük ve şimdi uçurumun dibindeyiz fakat merak etme bunu da aşarız. Başaracağız güzel kız… kimselerin haberi olmadan ne surlar aştık değil mi? İşte bu yüzden merak etme. Yine aşacağız. Asya Sıla Kalyon