Bu kitabı yıllardır baskısı olmamasından ötürü çok istememe rağmen elde edemiyordum. Sabahın 4’ünde şans eseri ikinci el sitesinde birinci baskısını normale göre ucuza bulunca (normalde piyasası 800, ben 450 ₺ ye buldum) apar topar aldım. Çok bilinmeyen ama bilenlerin de oldukça övdüğü bir seriydi. Heyecanla birinci kitabına başladım ve bu heyecan kitap boyunca biraz olsun durulmadı. İncelememde spoiler vermemeye özen göstereceğim. Ama kitabın konusuyla alakalı ilk 15-20 sayfada verilecek bilgileri içerebilir.
Ana karakterimiz Umut Katili denilen bir lord; Vaelin Al Sorna. Farklı toplumlarca Diyar’ın Kılıcı, Karanlıkkılıç, Genç Atmaca, Beral Shak Ur yani Kuzgun Gölgesi adlarıyla anılan bir karakter ve siz okur olarak gerçekten nedenlerini ve nasılını son sayfaya kadar merak edeceksiniz. Kitabın sürükleyici temposu, akıcılığı daha kitabı ele alır almaz ilk sayfadan başlıyor. Başta bir imparatorluk tarihçisinin gözünden bu karakterle tanışıp birazcık hikayesine değiniliyor. Sonra bir anda kendimizi Vaelin Al Sorna’nın yani tüm diyarda ses getirmiş Umut Katili’nin hikayesinin başında buluyoruz; Altıncı Nişan’ın kapısında. Tüm olayların başladığı Altıncı Nişan aslında diyarın inançlarından biri olan İtikad adına hizmet eden kardeşlik nişanlarından biri. Burada çocuklar genç yaşta kardeşliğe katılarak çok sıkı ve zor bir eğitime alınıp, çeşitli sınavları geçerek nişanda ilerliyor, sınavlardan kalırlarsa ceplerine nişan tarafından 2 sikke konulup kapı dışarı ediliyorlar ya da bazen zorlu sınavlarda genç yaşta hayatlarını kaybediyorlar. Kardeşler, eğitimler, sınavlar, ustalar, suretler, hiyerarşi, kan, ter, gözyaşı ve acılar… Spoiler olmaması adına daha fazla değinmeyeceğim lakin benim Vaelin Al Sorna’nın karakter gelişiminin bu kadar güzel işlenmesi, eğitiminin,