Ivan Illich farklı bir perspektif sunuyor. Kitap tek bir konuyu onlarca pencereden inceliyor. Yazarın bu tarzı çok sıkıcı olabilecek bir incelemeyi/ bakışı dinamik bir hale getiriyor. Bu yönüyle oldukça başarılı.
Yazarın “Okulsuz Toplum” ile ruhunu kaybetmiş ve yaratıcı düşünceyi baskılayan sisteme karşı bir başkaldırışı var. Tekdüze hayatlar vahşi bir hal alan yaşam savaşları ve onurlu bakışı baskılayan modern(!) yaşamın sonucu olan çürümüşlüklere bir manifesto!..
Kitapta eksik gördüğüm tek yan, yazarın eleştirdiği ve haklı gördüğüm bu serzenişlerine yeterli bir alternatif sunamaması. Eleştirdiğimiz bir sisteme ya da ideolojiye yerini ikâme edecek bir fikir sunmak gerekir.
İnsanoğlu herhangi bir şeyi talep etmek için düş kırıklığı yaratan bir güç geliştirmiştir. Çünkü insanoğlu kendisi için kurumların yapamayacağı hiçbir şey tasavvur edemiyor. Etrafı güç içeren araç gereçlerle donatılmış olan insanoğlu, kendi araç gereçlerinden biri durumuna düşürülmüştür. Eski çağ kötülüklerinden bir tanesi ortadan kaldırmak anlamına gelen her bir kurum, insanoğlu için kendini mühürleyen bir tabut hâline gelmiştir. İnsanoğlu, Pandora’nın kutudan çıkmalarına izin verdiği kötülükleri kapatmak amacıyla yaptığı kutularda hapsolmuş durumdadır. Bizim araç gereçlerimizce üretilmiş olan sistem, gerçeğin önüne set çekmiş, bizi de içine almış durumdadır. Kendimizi birdenbire kendi kurduğumuz tuzağın içinde bulduk.