Okulsuz Toplum

7,4/10  (73 Oy) · 
201 okunma  · 
70 beğeni  · 
3.644 gösterim
"Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın direk ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir?

Ivan Illich, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüzdeki okullar eğitimi açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    141
  • ISBN:
    9789757796664
  • Çeviri:
    Mehmet Özay
  • Yayınevi:
    Şule Yayınları
  • Kitabın Türü:
mukavvadan adam 
 25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okul ne güzel bir kelime naifliği ise üzerine akıyor ama bu kitap onu bir şeytanî yapı olduğunu söylüyor peki öyle mi?

Okulun devlet kurumu olmaktan çıkarılması gerektiğini savunur.
fakir öğrencilere gerçek hayat ile karmaşaşık bir eğitim veriyor.
Eğitim ile diploma akıcılık sertifika arasında karşılıklı çatışma olsun isteniyor
Okul sadece bir örnek olarak alınmış bir kavramdır asıl anlatılmak istenenlerden biri kurumsallaşmaktır.
Kurumsal olan her şey kutuplaşma yapar yozlaştırır tektipleştirir.
Karşı çıkılıyor okul bize öğrenim edimini kazandırmalı özgürlüğümüzü kısıtlamamalı bize kurumsallaşmış olan fikirleri ideolojileri dayatmamalı.
Modern Çağın bu hastalığı Yunan mitolojileri ne kadar gider.
Modern çağ kendi bildiğini insanlara kanıksatmak için bütün gücüyle okul denen kurumla saldırır. Peki verilen bilgiler ne yapar zengini zengin yapmaz fakiride zengin yapmaz, fakir olan kişi eğitim alarak ancak zenginlere hizmetli olur.
Fakir ülkelerin halkları zenginliği düşleyerek fakir yaşamayı öğrendiler fakir ülkelerin eğitim için ayırdığı pay Zengin ülkelerden fazla olmasına rağmen yine de istenilen düzeye gelinemiyor.
Zorunlu eğitim kutuplaştırma ya sevk ettiği gibi kendi arasında bir kast sistemi de meydana getirmektedir. Okul eşit haklar vermiyor Hatta imkanların dağıtılmasında tekelleşme yapıyor.
Okumayı öğrenimi daha çok Okul dışında öğreniriz ki buna informal eğitim diyoruz
Kişi kendi eğitimini istediği branş hocasından almalı lakin branş hocalarının azlığından dolayı sertifikasyona gidilmektedir bu daha Piyasayı Manipüle etmektedir. Sertifika almış bir kişi ile zanaat erbabı almış kişi arasında dünya kadar fark var ve zanaatçı daha güzel daha iyi daha farklı şeyler meydana getirebileceği gibi farklı fikirler de ortaya çıkarabiliyor
Akran akran eğitimini önemsiyor ancak birbirleri yanlarına gelen iki kafadar iyi öğrenebilir deniyor.
Şimdi bize verilen bilgiler kurumsallaşmış Peki bu bilgileri bize veren kim o da okul bir döngü sonu gelmeyecek olan bir döngü işte bu döngüden kurtulmak için okula gitmeyen kişiler ona son verecektir.
Okullarda eğitim veren öğretmenler eğitimi verirken kendi ideoloji ve fikirlerini bize enjekte etmektedirler.
Peki o zaman nerede kaldı Özgür düşünce biz bir kalıbı alıp kafamıza yerleştiriyoruz uyup uymaması Önemli değil biz kendiimize göre bunu uydurabiliyoruz işte öğretmen bunu yapıyor
Üniversiteler tüketim toplumu için oluşturulmuş bir Akademi dir. çağdaş dünya bir tüketim toplumu oluşturmuştur ve okulda buna ön ayak olmuştur
Okullaşma bir derecelendirme olmadığından bir mevkiye hak etmeyen kişiler gelebiliyor Bu da sonrasında bir kaos meydana getiriyor
Şimdi düşünelim bu kadar eğitimli insan var ve bu eğitimde insanların birçoğu devlet adamı Bilgili ve bile kişi olmasına rağmen neden bu kadar savaş var
Bilmek Savaşı bitirmiyor ve aksine okullaşma bizi bu hal üzerine yatıştırıyor alıştırıyor.