Okulsuz Toplum

7,4/10  (62 Oy) · 
165 okunma  · 
56 beğeni  · 
3.170 gösterim
"Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın direk ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir?

Ivan Illich, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüzdeki okullar eğitimi açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    141
  • ISBN:
    9789757796664
  • Çeviri:
    Mehmet Özay
  • Yayınevi:
    Şule Yayınları
  • Kitabın Türü:
mukavvadan adam 
 25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okul ne güzel bir kelime naifliği ise üzerine akıyor ama bu kitap onu bir şeytanî yapı olduğunu söylüyor peki öyle mi?

Okulun devlet kurumu olmaktan çıkarılması gerektiğini savunur.
fakir öğrencilere gerçek hayat ile karmaşaşık bir eğitim veriyor.
Eğitim ile diploma akıcılık sertifika arasında karşılıklı çatışma olsun isteniyor
Okul sadece bir örnek olarak alınmış bir kavramdır asıl anlatılmak istenenlerden biri kurumsallaşmaktır.
Kurumsal olan her şey kutuplaşma yapar yozlaştırır tektipleştirir.
Karşı çıkılıyor okul bize öğrenim edimini kazandırmalı özgürlüğümüzü kısıtlamamalı bize kurumsallaşmış olan fikirleri ideolojileri dayatmamalı.
Modern Çağın bu hastalığı Yunan mitolojileri ne kadar gider.
Modern çağ kendi bildiğini insanlara kanıksatmak için bütün gücüyle okul denen kurumla saldırır. Peki verilen bilgiler ne yapar zengini zengin yapmaz fakiride zengin yapmaz, fakir olan kişi eğitim alarak ancak zenginlere hizmetli olur.
Fakir ülkelerin halkları zenginliği düşleyerek fakir yaşamayı öğrendiler fakir ülkelerin eğitim için ayırdığı pay Zengin ülkelerden fazla olmasına rağmen yine de istenilen düzeye gelinemiyor.
Zorunlu eğitim kutuplaştırma ya sevk ettiği gibi kendi arasında bir kast sistemi de meydana getirmektedir. Okul eşit haklar vermiyor Hatta imkanların dağıtılmasında tekelleşme yapıyor.
Okumayı öğrenimi daha çok Okul dışında öğreniriz ki buna informal eğitim diyoruz
Kişi kendi eğitimini istediği branş hocasından almalı lakin branş hocalarının azlığından dolayı sertifikasyona gidilmektedir bu daha Piyasayı Manipüle etmektedir. Sertifika almış bir kişi ile zanaat erbabı almış kişi arasında dünya kadar fark var ve zanaatçı daha güzel daha iyi daha farklı şeyler meydana getirebileceği gibi farklı fikirler de ortaya çıkarabiliyor
Akran akran eğitimini önemsiyor ancak birbirleri yanlarına gelen iki kafadar iyi öğrenebilir deniyor.
Şimdi bize verilen bilgiler kurumsallaşmış Peki bu bilgileri bize veren kim o da okul bir döngü sonu gelmeyecek olan bir döngü işte bu döngüden kurtulmak için okula gitmeyen kişiler ona son verecektir.
Okullarda eğitim veren öğretmenler eğitimi verirken kendi ideoloji ve fikirlerini bize enjekte etmektedirler.
Peki o zaman nerede kaldı Özgür düşünce biz bir kalıbı alıp kafamıza yerleştiriyoruz uyup uymaması Önemli değil biz kendiimize göre bunu uydurabiliyoruz işte öğretmen bunu yapıyor
Üniversiteler tüketim toplumu için oluşturulmuş bir Akademi dir. çağdaş dünya bir tüketim toplumu oluşturmuştur ve okulda buna ön ayak olmuştur
Okullaşma bir derecelendirme olmadığından bir mevkiye hak etmeyen kişiler gelebiliyor Bu da sonrasında bir kaos meydana getiriyor
Şimdi düşünelim bu kadar eğitimli insan var ve bu eğitimde insanların birçoğu devlet adamı Bilgili ve bile kişi olmasına rağmen neden bu kadar savaş var
Bilmek Savaşı bitirmiyor ve aksine okullaşma bizi bu hal üzerine yatıştırıyor alıştırıyor.

Şervan Berşan 
24 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

okullarda gerektiği gibi eğitim verilemediğini, aslında amacın eğitim değil eğitilmeye çalışan ve sabit bir insan profili yaratmak olduğunu belirtiyor. insanlığın kabul görmüş olduğu bu eğitim ve öğretim sistemi üzerinden bir çok değerini yitirdiğini ve daha da bozulmaya uğradığını, müfredat üzerinden, istenilen kalıba sokulmuş,bu kurumların gün geçtikçe ticarethaneye dönüştüğünü, insanların değer sistemini kurumsallaştırdığını belirtiyor.

Okulsuz Toplum benzeri kitaplar

Feyza 
14 Eki 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 6/10 puan

"Illich; Türkçe ’ye çevrilen bir kitabında yazdığı önsözde “Sözlerimin bir gün Türkçe olarak okunacağı aklımın ucundan bile geçmedi” diyor. Yazdıklarını “zihinleri Kur ’ân âyetleriyle ve Dogu anılarıyla dolu” olanları değil de, kısa bir süre önce Amerika'ya yerleşmiş kişileri hesaba katarak kaleme aldığını belirtiyor." Bu kısmı çevirmen kitabın başına iliştirmiş. Açıkçası tam olarak ne demek istediğini anlayamadım. Okul ve eğitim gibi evrensel konulardan söz ederken yalnızca Amerika'yı göz önünde bulundurmak "Okulsuzlaşmayı" savunacak kadar geniş bir bakış açısına sahip biri için oldukça sığ bir yaklaşım.
Kitap ince olmasına rağmen okumam uzun sürdü. Dili akıcı değil ve çeviri de çok iyi denemez. Yine de işlenen konu itibariyle oldukça ilginç ve ilgi çekici. Nihayet dergisinin Eylül 2017 sayısında denk gelmiştim bu kitaba. Öncelikle Schooling The World: The White Man's Last Burden belgeselini izlemenizi tavsiye ederim. "Okul" a olan bakış açınızı değiştirecek , oldukça iyi bir belgesel.
Tekrar kitaba dönüyorum:)
Yazar; öğrenmenin okulda olmadığını, okulun bir çeşit iş merkezi olduğunu ve amacının da insanları eğitmekten ziyade (tabi burada eğitimi nasıl tanımladığımız da önemli) tek tip insan oluşturmak olduğunu savunuyor. Böylece düzeni sağlamak, yönetmek daha kolay olacaktır. Dolayısıyla okulu zorunlu olmaktan çıkarılmasını savunuyor. Yetenek ve becerilerin sertifikaya indirgenmesini yanlış buluyor. Bununla ilgili: " Branş öğretmenlerinin azlığı, sertifikaya verilem abartılı önemin neticesidir." diyor. Gençlerin bazı durumlarda arkadaşları için daha yararlı olmasını örnek gösteriyor ve bu konuda kendisine kesinlikle hak veriyorum. Hepimizin karşılaştığı bir durumdur; öğretmen bir konuyu anlatır öğrenci anlamamıştır, öğretmen tekrar eder öğrenci yine anlamaz ardından yan sıradaki arkadaşı basit bir şekilde olayı anlatır ve öğrenci durumu kavrar. Bu da bizlere öğrenmenin gerçekleşmesi için o konuda uzman biri yerine, neyi bilmediğimizi ve nasıl öğrenebileceğimizi bilen birinin de bazen yeterli olabileceği gösteriyor.
Günümüzde okulda geçirilen süre devamlı artıyor. Neredeyse bebeklikten başlayan bir okul yolculuğu 30'lu yaşlara kadar sürebiliyor. Bu süreçte kişilerin ruh halinin nasıl olduğu hepimizin malumu. Bu açıdan bakınca "Okulsuzluk" fikri kulağa hoş gelse de yerini neyle doldurabileceğimiz sorusu kafamı kurcalıyor. Özellikle yurtdışında alternatif eğitime ilgi her geçen gün artsa da okul eğitiminde karşımıza çıkan 'firsat eşitsizliği' problemi alternatif eğitimde daha da göze çarpıyor. Tamamen okuldan arınmış bir toplum yakın gelecekte mümkün görünmese de okulların-eğitim sistemlerinin baştan dizayn edilmesi gerek.

Menderes Urhan 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Talim (öğretme), terbiye (eğitim) dediğimiz kavramların okullarda gerektiği gibi verilemediğini, insanın, dünyada kabul görmüş bu eğitim ve öğretim sistemi üzerinden bir çok değerini yitirdiğini ve daha da bozulmaya uğradığını, müfredat üzerinden, istenilen kalıba sokulmuş, robotlaşmış insanlardan oluşan bir dünyanın inşaa edildiğini ve okul denilen bu müesseselerin gün geçtikçe ticarethaneye dönüştüğünü, kolej, özel üniversite vb. kurumlara doğru evrildiğini anlatan bu kitap, anafikir olarak, toplumların, bu çarkın döngüsünden kurtulması gerektiğinden bahsediyor. Ancak, dilini çok akıcı bulmadığım fakat bu konuda bir uyanış için, okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap.

Her bireyin 4 yaşından itibaren okula başlaması gerektiğini savunan biri olarak kitapta anlatılan okulsuz toplumu hayal edemedim bir türlü! Kitapta savunulan yaparak yaşayarak öğrenme en ideal öğrenme biçimidir. Hepimiz hem fikiriz. Fakat okulu bu felsefeyle yeniden inşa etmek yerine tamamiyle kaldırmak neden??

Gülnur Kapucu 
 31 Eki 2017 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

...Aydınlanmanın okullardaki devrinin sona ermekte olduğu da bir gerçek, diyerek okulun insanı körelltiğini ve köleleştirdiğini anlatmaya çalışıyor. Ve okulu alaycı bir dille eleştiriyor Ivan Illich.

Birmuallim 
 26 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Okulsuz toplumun getireceği felaketleri okuyacağımı umarken okulsuz toplumu savunan bir kitapla karşılaştım. Okurken yazarın haksızlığa uğradığını hissettim. Biraz araştırdığımda Ivan Illıch'in bir toplum eleştirmeni olduğunu öğrendim. Tabi ki bu onun eğitim alanında eleştiriler yapmasına engel teşkil etmiyor. Fakat Ivan Illıch sadece okula değil toplumsal diğer tüm kurumlara karşı durmuş ve eleştirmiş. Bu yüzden kitabı okurken içimi büyük bir karamsarlık kapladı. Haklı yönlerini görmeye çalıştım. Çocukların hayatın içinde olduğu şeyleri en iyi öğrendiğini savunarak "yaparak, yaşayarak öğrenme" tekniğinin haklılığını savunmuş. Yine çeviri olarak tam karşılığı mıdır bilmiyorum ama yetenek öğretimi dediği şey bana göre hayat boyu öğrenmeye karşı geldiği için haklılık içeren başka bir kısım diyebilirim. Bunun yanında okulun tüketici yetiştirdiğine ve okulun bir endüstri olduğuna dair görüşleri var. Okul dediğimiz yapının insanın kendi kendini yaratmasının önündeki en büyük engel olduğunu söylüyor-varoluşçuluk akımı kokusu geldi burnuma-. Söyledikleri ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır. Zaten tartışılmış ve görüşlerinin fazla kötümser olması sebebiyle yaşadığı ülkede etkisi gitgide azalmış. Tüm bunlara rağmen eğitim adına karalanan tek bir çizginin bile kıymetli olduğunu düşündüğüm için ve farklı bir bakış açısı kazanmak için okunmalı diyorum.

Abdullah Reha Nazlı 
 23 Oca 23:45 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sanayi Inkılabı'nda sisteme işçi yetiştirmek için başlatılmış eğitim sistemi sonradan değiştirilmemiştir. Okulsuz Toplum, bu düzenin günümüzde de devam eden yansımasının çarpıcı etkilerini gösterirken özgürleşmeyi amaçlar. Okullar, kısıtlayıcı, kişilik haklarına bile müdahale edebilen ticarethanelerdir ve tüm amaçları insanları kendisine bağlı kılan düzende tutmaktır. MEB'in öğretmenlere tavsiye ettiği kitaplar listesinde olması ilginçtir. Bunun öğretmenlerin dahi toplumun okumayan kesimi arasında olduklarını gösterdiğini söyleyebilirim. Hele ki tavsiye bir kitap asla okunmaz, okunmamasının yolu da tavsiye etmektir. MEB, Okulsuz Toplum gibi dünyanın en meşhur kitaplarından birini yasaklamayarak onun reklamını yapmamış, tavsiye ederek de okunmasının önüne geçmiştir. Ki sadece bu örnek bile kitabı pek çok açıdan haklı çıkarmaktadır. Ayrıca idealist bir düzen kursak bile küresel kapitalizm hakimken ve sanayi inkılabından kalma eğitim sisteminden çıkmamız mümkün değilken ülkenin her bir ferdi Okulsuz Toplum'u okusa bile düzeni değiştirmemiz mümkün görünmüyor. Ancak birey olarak kendimizi öğretilenler dışında bir şeyler öğrenebilir hale getirebiliriz.

Mehmet durmuş 
14 Oca 00:16 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, ıvan ıllich, eğitime oldukça önem vermiş birisi yani eğitimin önemini bilen bir insan. hepimiz de öyleyiz zaten eğitim muhakkak olmalı. bizim yazarın düşüncesi; buzdağının görünen kısmında yüceleştirilen eğitimin, okul gibi bir araçla, adaletsiz gelir dağılımıyla oluşan toplumlarda oluşan sınıf farklılıklarına sebep olduğu. ontolojik ve rasyonel düzlemde, eğer okul; öğrenilen, öğreten ve aynı zamanda da deneyimlerin oluşturulduğu ve birtakım derslerin alındığı bir mekân olarak yaratılabilirse, bunların zaten, hali hazırda, insanların okullaşmadan da gündelik hayattan elde edebilecek şeyler olduğunu savunur ki bence söylemlerinde son derece haklıdır.

illich bir adım daha öteye giderek kitapta bir ara okulları, modern proletaryanın dünya dini olarak ve çocukların çocuklukları üzerinde, zaman ve enerji hakkı iddia eden yapay ve görece ehemmiyetsiz birer boş binalar olduğunu söyler. peki yalan mı ?

okula devam etme, dersleri başarı ile geçebilme, çevresindekilerle iyi anlaşabilme/geçinebilme kaygısının ise çocukları hem batı kültürünün/toplumsallaşmasının gündelik hayatından koparmakta hem de onları yabanıl, büyüsel ve ciddi bir ortama soktuğunu böylece; kurumsallaşmış, standardize edilmiş, homojenleştirilmiş, tek düzeleştirilmiş ve aynılaştırılmış bilgi yığınlarını çocuklara zorla empoze edildiğini ,öğrenme ediminin de oluşan bu maliyetler yumağında yavaş yavaş eritilildiğini ve buzdağının görünmeyen parçasına eklendiğini, okulunun yarattığı tüm bu durumların kişinin karakteri üzerinde yeni bir tür yabancılaşma halini başlamakta olduğunu da iddaa eder. kitapta son bölümlerde bu konuda nasıl bir yöntem izlenmeli onu da anlatarak kitabı bitirir, sonucu yazmıyorum ilgilenenler zaten araştıracaktır.

lütfen şiddetle tavsiye edilir. okuyun, okutturun.

Mêrxwas 
 02 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Yazarın fikirlerine pek katılmıyorum. Eğitim ve okulu birbirinden tamamen koparmasını doğru bulmuyorum. Biz insanlar sosyal varlıklar olduğumuz için sürekli bir etkileşim içerisindeyiz. Evet yaşam boyu öğrenme diye birşey vardır ama bilginin kalıcı kalıcı yararlı hale gelebilmesi için örgün eğitim kesinlikle gereklidir.
Yazarın okul kurumlarını bize gereksiz gibi göstermesi kesinlikle yanlıştır ve kitap yanlış anlamaya müsaittir. Farklı eğitim alternatifleri olabilir ama bunun resmi bir halalması eğitim eğitim öğretimin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu gösterir bize. Eğitim süreci sadece okul ile alakalı olmayabilir ama insanların ileriye dönük yaşantısının temelleri okulda atılır. Insan bilgi birikimini okullarda daha iyi bir şekilde geliştirebilir. Farkindalik seviyesi de okullarda artar bu arada.

3 /

Kitaptan 162 Alıntı

mukavvadan adam 
25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Okul, yaşadığınız topluma ihtiyacınız olduğuna sizi inandırmaya çalışan bir reklâm ajansıdır.

Okulsuz Toplum, Ivan IllichOkulsuz Toplum, Ivan Illich
mukavvadan adam 
22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Okuma ediminden zevk alan pek çok insan bu huyu okulda edindiklerine inanmaktadır. Doğruluğu araştırıldığındaysa, bunun bir yanılsama olduğu ortaya çıkmaktadır.

Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)
mukavvadan adam 
22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Aynı okula, aynı yaşta başlasalar bile fakir çocuklar, orta sınıf çocuklar için pekala mümkün olan eğitim olanaklarının çoğundan mahrumdurlar.

Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)
mukavvadan adam 
 25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...ve moderni tatlandıran şey, onların modasının hızla geçmekte oluşudur.

Okulsuz Toplum, Ivan IllichOkulsuz Toplum, Ivan Illich
mukavvadan adam 
23 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Avcı(okul)
İnsan, bir kez okulun bir ihtiyaç olduğunu kabul ettiğinde, diğer kurumlar için de artık kolay bir av haline gelmektedir.

Okulsuz Toplum, Ivan IllichOkulsuz Toplum, Ivan Illich
mukavvadan adam 
23 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Nostaljik ya da buruk bir şekilde bir zamanlar çocuk olduğumuzu da hatırlıyoruz.

Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Şule yayınları ebup)
mukavvadan adam 
26 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Okul, sadece Yeni Dünya’nın dini değil, aynı zamanda, dünyanın en hızlı gelişen iş sektörüdür.

Okulsuz Toplum, Ivan IllichOkulsuz Toplum, Ivan Illich

Üniversiteler ve okullar kişiyi tüketim toplumuna adapte eder. Bundan dolayı okullaşma ortadan kalkmalıdır. Okul sonsuz tüketim mitinin başlangıcıdır.

Okulsuz Toplum, Ivan IllichOkulsuz Toplum, Ivan Illich
Kağan Özkaya 
08 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eğitim
Eğitim,öğrenmeyi kolaylaştıran koşulların seçimidir. Adayın,bir mertebe elde etmek için yerine getirmek zorunda olduğu şartların bir müfredatını oluşturmak suretiyle roller belirlenmektedir.Okul,bu roller için gereken eğitimi sağlamaktadır,öğretimi değil...

Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Sayfa 25)Okulsuz Toplum, Ivan Illich (Sayfa 25)

Kitapla ilgili 1 Haber

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap MEB'in bu sene ilk defa uyguladığı aday öğretmen yetiştirme süreci kapsamında aday öğretmenlerin okuyacağı kitaplar ve aday öğretmenlerin izleyeceği filmler belli oldu. Stajyer öğretmenler 24 haftalık stajyerlik sürecinde bu kitapları okuyacak, filmleri izleyecek ve bir değerlendirme formu hazırlayacak.