<<Nihayet, bu gün Türkiye harb içindedir. Ba- şında Mustafa Kemal Paşanın bulunduğu yeni bir Türkiye, emperyalistlerle ve onların yaratığı olan Yunanistan'la döğüşüyor. İtilaf devletleri askerlerinin muhafazası altında bulunan İstanbul'daki Sultan hükümeti ile de boğuşuyor. Çok mühim olaylar...»
Türkiye Resmi Komünist Fırkası:
<< Türkiye komünist partisi, emperyalizm ve kapitalizm tegallübünden bütün mazlum milletlerin ve sınıfların kurtulması için bütün kuvvetiyle mücadele edecektir».
<<- Türkiye Bolşevikleri, köy, nahiye, kaza, sancak ve merkez şûraları vasıtasiyle, cemiyet hayatında hakiki bir halk cumhuriyeti hükümetini vücuda getirerek sosyalizmi yerleştirinceye kadar, fukarayı kasibeden (Yani elinin emeğiyle yaşıyanlardan) mü- teşekkil olan bu şûraların diktatörlüğünü kurar».
Yeşil Ordu'nun mahkemeye intikal eden bir beyannamesi şu cümleyle başlar:
Eski dünya, birkaç zenginin, milyonlarca in- sanları esir gibi çalıştırarak, bu milyonlarca insanın açlık ve sefaletine karşı kendi rahatlıklarını temin etmelerinden başka bir şey değildir.
Şu cümle de beyannameden alınmıştır:
Allah insanları hep eşit yaratmıştır. Sizi fuka- ra yapan, cahil yapan bu zalim adamların şerrinden kurtarmak için başınızı biraz kaldırınız. Sesinizi yükseltiniz. Onlardan korkmayınız».
F. 24
Bir lokma ekmeği dahi kavgasız paylaşamadık.
Kavga üstün geldi kardeş olamadık.
Yine de kalbimi senden üstün tutarım,
Sen hep zalimdin ben hep mazlum.
Gün olur gelir çıkarız huzura
Sen eğ boynunu ben bakarım sultana.