Genç hocanın üstünü arattı. Bunu beklemiyen genç hoca şaşırdı. Hocanın ceplerinden çıkanlar herkesi şaşırttı. Çünkü orada kahramanlık, Müslümanlık taslamak istiyen genç softanın iç ceplerinin birinde, İngiliz polisinin emrinde bulunan Yüzbaşı Benetti'nin bir mektubu bulundu. Bu mektuptan onun, ücretli bir İngiliz ajanı olduğu anlaşılıyordu.
“Milletimizin güçlü, mutlu ve devamlı yaşayabilmesi için, devletin tamamen millî bir siyaset takibetmesi ve bu siyasetin, iç teşklâtımıza tamamen uygun olması ve ona dayanması lâzımdır.” Nutuk/1927
Hulâsa Osmanlılar, Ankaralı olmaya başladılar. Şarl Texier <<Küçük Asya» isimli eserinde Ankara'dan bahsederken (1830 yıllarında) Ankaralıların devlet memurlariyle Ankaralı olmıyan vazifelileri Osmanlı diye adlandırdıklarını, kendilerini de Ankaralı saydıklarını yazar. Bu ayırış, Millî Mücadele sırasında, yani Ankara'nın o günlerinde de ortadan kalkmamıştı.
MUSTAFA KEMAL ANKARA'DA
«Umumi kaide şudur ki, Genel durumu yönetme ve yürütme sorumluluğunu üzerine alanlar, en önemli hedefe ve en yakın tehlikeye, mümkün olduğu kadar yakın bulunurlar.
Ankara, bu şartları toplıyan bir noktaydı>>
-Mustafa Kemal-