Atalanta

Amanın eyle mürüvvet Gördüğüne tapma gönül Yüzüne bakmayanın sen Tozuna da bakma gönül Bir kardaşa meyil verip Tuzun ekmeğin de yiyip Azıcık noksanın görüp Tez başına kakma gönül Arap ata binip esme -Karlı buzlu dağlar aşma Her gördüğüne sır açma Doluları dökme gönül PiR SULT AN'ım gündür ava (1) Çektiğim emekler dava Nasihatım olsun sana Sen hatırlar yıkma gönül
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gökten uçan Cebrail'dir peridir Bir gül vardır Muhammed'in teridir Pir kapısı Şah-ı Merdan Ali'dir Elvan elvan nurlar ağar ol
Avrupanın bilimsel metodu Araplar'dan alması
Henüz XII. yüzyılda, Chartres merkezli entelektüel kesimler de­ nesnel bilimin yarattığı merak ve heyecanı dile getirirler. Fakat Chartres ekolünün yanında, doğa konularına yönelik bir bilimsel metodun oluşmasında rol oynayanlar, Arap bilimine ait çalışmaları tercüme edenlerdir. Matematik bil i m l eriyle il gili düşünceler konu­ sunda dile getirdiğimiz olgularla bu alanda da karşı l aşmaktayız. Bu bağlamda, İngi l iz kökenli Adelard de Bath (1070- 1 1 50), Arap di­ linde yazılmış bilimsel çalışmalar içi n gerçekleştirdiği Latince versi­ yonlar nedeniyle bu konuda temel bir rol oynar. Doğa Meseleleri ( 1 1 1 1 - 1 1 16 tarihleri arasında yazıl m ıştır) adlı çalışmasında, Adelard de Bath bilimsel bi r metodun oluşturulmasıyla ilgilenir. Burada Ox f ord hocalarının güzel çalışmaları n dan ve matemati k sel fiz ik ala­ nında geliştirdikleri taslak düşüncelerden henüz uzağızdır; fa kat bilimsel gözlem doğrultusunda gösteri l en istek ve kaygılar net bir biçimde ortadadır. Dolayısıyla, bi l imle ve deneysel metotla il gi l i mo-88 Jlıristi y a n lığm Za feri dem düşüncelerin oluşumunda Arap dünyasının yarattığı etki her alanda kendini gösterir. Söz konusu etki bilimsel düşüncenin oluşu­ muna yön vermiştir: Chartreslı bilim insanları ·da gözlem kav r amına öncelik veren Arapça kaynaklardan etkilenmişlerdir
Xll. ve XII. yüzyılın kavşağında, İtalyan Leonardo Fibonacci (1 1 80- 1250), Araplar'dan öğrenilen hesaplama ilkelerini Batı dünya­ sında yaygınlaştırır ve "Arap rakamları" denilen rakamların kullanıl­ masına önayak olur. Fakat matematik bilimiyle ilgili düşüncelerin gelişimini asıl destekleyen şey XIII. yüzyılda üniversitelerin kur u lma­ sı olmuştur: Westfalia'da doğan Jordanus Nemorarius, sayısal sem­ bolleri harf l erle gösterme uygulamasını hayata geçirir. Burada mate­ matiksel araştırmalara damgasını vuran oldukça önemli bir il erleme söz konusudur.
Avrupa' da cebir tarihinin ilk dönemlerinde, İspanya' da yaşayan Robert de Chester, Harezmi'nin eserlerini çevirir ve cebir terimi (algebra) bu­radan çıkar. Kısacası, Avrupadaki bilginlerin dikkatini çeken şey ce­bir ve trigonometri olmuştur.