90' LAR...
Meybuz almak için yalvarmaktı...
Evde tek başınayken bile, biyerlere ip bağlayıp atlamaktı...
Meyve ağaçlarına dalmaktı...
En çok tasoya, seksek oynarken en iyi taşa sahip olanın prenses olduğu yıllardı...
Sanane -saman ye - daha doymassan beni ye.. diye uzayıp giden cümleler sarfetmekti...
Dışarda inşaat tuğlalarını masa, yatak olacak şekilde dizmeye çalışıp ev düzeni kurulduğunda evcilikten sıkılmaktı...
M.P. yüksek taban spor ayakkabı demekti...
Kara Melek, Çılgın Bediş, Mahallenin Muhtarları, Süper Baba, Bizimkiler izlemekti...
Annemin fırlattığı terliğiydi...
Hakan Peker, Burak Kut, Mustafa Sandal, Tarkan,, bunlardan birine delicesine hayran olmak demekti...(ben o zamanlardan hayranım işte bu adama ;))...
Zillere basıp kaçmaktı...
Kapı kenarlarına çıplak ayakla tırmanmaktı (zirveye kadar çıkardım :P)...
Dışarda halı yıkamaktı...
Mezdeke kasetlerini ezberlemek ve toplu halde döktürmekti...
Makarena dansını bilmeyenin ağzına banyo terliğiyle vuruyorlardı :)
Yıl başında tombala oynamak, kartonlardan,, taçlar şapkalar yapmak ve onları yaldızlı defter kaplığıyla kaplamaktı...
Kömür sobası demekti...
Bakkal defterine yazdırmaktı...
Şimdilerde cep telefonlarından ulaşamadığımız arkadaşlarımızı, istediğimiz anda bulabilmekti...
Kuponla aldığım Bisan/İhlas bisikletimdi...
Pazar gecesinin ''Resmi Yıkanma Günü'' olduğu yıllardı...
Sokaklarda gece geç saatlere kadar oynandığı, acıktığımızda annemiz eve alırda bidaha yollamaz diye, komşunun sana hazırladığı ekmek arası ağzıma sürmediğim zeytinin, tadından yenmediği yıllardı...
Teype boş kaset veya dinlenmeyen bir kasedi koyup, radyoda çıkan parçayı, play ve recorda aynı anda basarak şarkı çekmekti...
Annemin topuklu ayakkabılarının topuğunu yamultmaktı...
Çatıdaki anteni düzelten babanın bir saat boyunca