E.E.

İnsanlar mutlak doğruluğa erişmeye hasret duyabilir; bunu elde etmeyi arzulayabilir; bazı dinlere mensup olan insanlar gibi doğruyu bildiklerini iddia edebilir. Ancak bilim tarihi -şu ana dek insanların erişebildiği, açık ara farkla en başarılı bilgi birikimi- bize hatalarımızdan ders çıkarmamız gerektiğini, mutlak doğruluğun bizi neredeyse her seferinde aldatacağını ve Evren'i her zaman asimptotik bir bakış açısıyla değerlendirip, anlayışımızı sürekli olarak geliştirmekten fazlasını umamayacağımızı öğretir.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Reklam
Bilim, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak, etrafımızda olup bitenleri kontrol altına almak ve kendimizi tanıyarak daha güvenli bir yol çizmek için sarf ettiğimiz, büyük oranda başarıya ulaşmış bir teşebbüstür.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Hoşumuza gitse de gitmese de bilimle yollarımızı ayırmamız mümkün değil. Dolayısıyla da, bu durumdan mümkün olduğunca istifade etmenin yollarını bulmamızda fayda vardır.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Evrenin 6 ile 12 bin yaşında değil, 8 ila 15 milyar yaşında olduğunu keşfetmemiz onun büyüklüğünü ve ihtişamını daha iyi idrak etmemizi sağlıyor; ilahi bir soluktan ziyade belirli bir düzene göre dizilmiş atomlardan oluştuğu kavramını benimsememiz, en azından atomlara karşı duyduğumuz ilgiyi arttırıyor; Samanyolu galaksisinde gezegenimiz gibi milyarlarca diğer dünyanın var olabileceğinin olasılık dahilinde olduğunu ve galaksimizin evrende yer alan milyarlarca galaksiden biri olduğunu keşfetmemiz, olasılıklar arenasının sınırlarını muazzam düzeyde genişletiyor; insansı maymunlarla aynı atalara sahip olduğumuzu öğrenmek diğer canlılarla aramızda bir bağ oluşturuyor ve insan doğasına ilişkin önemli -ve bazen üzücü- tespitler yapmamızı mümkün kılıyor.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Bence ne kadar tatmin edici ve rahatlatıcı olsalar da inatla yanılgılara inanmakta diretmeyip, Evreni olduğu gibi anlayarak kabullenmek çok daha iyidir.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Reklam