Yazarın okuduğum üçüncü kitabı bu ve hepsi birbirinden iyiydi, okurken çok keyif aldığım kitaplardı. Huzursuzluk, Kardeşimin Hikayesi ve sonrasında Serenad. Aralarında en başarılı bulduğum da Serenad oldu. Temelde Struma olayını ele alan bir kitap ancak yazar bunu iç içe geçen hikayelerle yapmış. Olay örgüsünü ilmek ilmek işlemiş, kitaba başladığınızda elinizden bırakamıyorsunuz. Yalın ama güçlü bir dil kullanılınca, hikaye de gerçek olunca insan bir an önce okuyup bitirmek istiyor. Struma'dan bağımsız, bu gerçeklik yazarın her kitabında var. Kendi dilimize, kendi kültürümüze ait olması da bunda bir etken. Okurken insan hem kendisinden hem de toplumdan bir şeyler bulabiliyor kitaplarda.
Struma hakkında internette yeterli bilgiyi bulabilirsiniz. Burada yazmanın bir manası olmadığını düşünüyorum. Uluslararası toplumun başarısız olduğu, acı kayıplarla sonuçlanan, tarihin ve denizin derinliklerine gömülen bir dram... Bu dramın da çok iyi işlendiği bir kitap Serenad.
Şiddetle tavsiye edilir.