Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
Karmazinov, Stavrogin’den nefret ediyordu, çünkü öteki ünlü yazarımızi görmemezlikten geliyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ZAVALLI RUS AYDINININ ALMAN HAYRANLIĞI,VATANINI HAKİR GÖRMESİ ÜZERİNE;Yazar Karmazinov:Doğrusu şu ki mümkün olduğu kadar geç yıpranmak isterim, şimdi de temelli Avrupa’ya göç ediyorum; orada iklim daha güzel, yapı da hem taştan, hem daha sağlam. Avrupa, ömrüm vefa ettiği müddetçe ayakta durur herhalde. Ne dersiniz? — Ne bileyim ben? — Hım. Orada bir Babil yıkılırsa, bu yıkılış muazzam olur, ben her ne kadar bu yıkılışın geleceğini pek yakın görmüyorsam da bu noktada tamamıyla sizinle aynı fikirdeyim; bizim Rusya’da yıkılacak bir şeyimiz yok, bunları söz gelişi söylüyorum; burada taşlar devrilmez, aksine her şey çamurlaşır gider. Kutsal Rusya, dünyanın bütün öteki ülkelerinden daha zayıftır. Karşı koyamaz. Basit halk tabakası, Rus Tanrısının gayretiyle şöyle böyle ayakta duruyor. Oysaki son haberlere göre Tanrı pek öyle emin değilmiş. Köylü, lehine yapılan ıslahata karşı koymaya çalıştıysa bile, gene çok sarsılmıştır. Sonra o demiryolları var, sonra sizler varsınız. Ben, artık Rus Tanrısına hiç inanmıyorum. — Peki, Avrupa Tanrısına?— Hiçbirisine inanmıyorum. Rus gençliği önünde bana iftira ettiler. Oysaki ben Rus gençlik hareketlerine daima yakınlık duydum. Bana burada yayınlanan beyannameleri gösterdiler. Onlara şaşkın şaşkın bakıyorlar, çünkü beyannamelerin tarzı, herkesi korkutuyor, böyle olmakla beraber hepsi de iradeleri dışında onların kudretine inanıyorlar. Uçuruma doğru gidiyoruz ve çoktan beri biliyoruz ki tutunacak bir dalımız bile yoktur. Şimdi Rusya’nın bütün dünyada en ufak bir mukavemetle karşılaşmadan her şeyin cereyan edebileceği bir yer olduğuna inanıyorum ve bunun için bu esrarlı propagandanın başarı kazanacağından şüphe etmiyorum. Ben, varlıklı Rusların niçin yabancı ülkelere sıvıştıklarını, bu kaçışın niçin yıldan yıla biraz daha arttığını pek iyi
Karmazinov, her zamanki âdeti dışında: — Kahve… Kahvaltı etmez misiniz? diye sordu. Ama bu öyle bir soruştu ki karşısındakinden red cevabı beklediğini belli ediyordu. Ama iş, beklediği gibi çıkmadı: Pyotr Stepanoviç, kahvaltı edeceğini söyledi. Karmazinov’un yüzünde hakarete uğramış gibi bir afallama belirdi, ama bu hal bir an kadar sürdü, sonra sinirli bir hareketle zile bastı, gelen uşağa, mükemmel tahsil ve terbiye görmüş olmasına rağmen, oldukça sinirli bir hareketle ve kaba bir tavırla ikinci bir kahvaltı getirmesini emretti. — Ne arzu edersiniz, kotlet mi, kahve mi? diye bir daha sordu. Pyotr Stepanoviç, bir yandan romancının elbiselerini gözden geçirirken: — Hem kotlet, hem de kahve, ayrıca emredin şarap da getirsinler. Dehşetli karnım aç, diye cevap verdi.
Büyük yazar Karmazinov,Pyotr Stepanoviç'e dört gün önce kendisine eserinin müsveddelerini vermişti. (Bu, Yuliya Mihaylovna’nın tertiplediği edebiyat gecesinde okuyacağı bir yazıydı). Yazar, böyle bir şeyi, herkesten önce Pyotr Stepanoviç‘e okutmakla ona bir şeref verdiğinden pek emindi; böylece ona içten bir yakınlık göstermiş oluyordu. Bu, kendini beğenmiş, fanilerin yanına yaklaşamadıkları şöhret, başarılarıyla şımarmış “devlet adamının” ne zamandan beri kendisine son derece nezaket ve iltifat gösterdiğini delikanlı zaten fark ediyordu ve sanırım, delikanlı şu kanaatte varmıştı ki, Karmazinov, kendisini Rus ihtilâlci hareketinin şefi gibi telâkki etmede, hiç değilse Rus ihtilâlinin sırlarını başlıca bilenlerden ve gençlik üzerinde tesir ve nüfuzu olan kimselerden biri diye görüyordu.
Bir an sustu, sonra kaba bir alay ve sabırsızlıkla ilâve etti: — İnsan severliğiniz yalnız kendi yazdığınız romanların içinde değildir, sanırım.