Şiddet ve kötülük yöneticinin aşağılık ihtiraslarına, küçük hesaplarına alet olmamalı ancak devletin kalıcılığı için gerekli olduğunda başvurulmalıdır. Nereden bakarsanız bakın, iş dönüp dolaşıp devlete geliyor. Kişisel çıkarlar için başvurulacak her yol yazarın gözünde hiçbir zaman "mübah" olmamıştır.
Çünkü din, ona göre yasalara saygılı olmayı, devlete ve yurda bağlılığı öğretir. Tanrıtanımaz değil, tipik bir laik yaklaşımdır onunki. İnsanları, devleti, ulusu, yurdu konusunda ahlaklı düşünmeye ve harekete geçirmeye yarayacak bir araçtır, amaç değildir. Amaç olan, devlet işlerinin bilimselliğidir. Dini siyasete araç eden anlayışa karşı olduğunu ve dinsel değerleri yozlaştırdıklarını söyler. Kilise adamlarına da karşı oluşunun temel nedeni olarak çıkarcı bir yaklaşımla dini çarpıtmalarını gösterir.
Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Aşk mı kaderi kovalar, kader mi aşkı?
Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.
Zavallı Ophelia'm benim, sulardan bıkmışsındır artık
Öyleyse gözyaşlarımı tutmalıyım. Ama olmuyor,
Kötü alışmışız, mayamıza işlemiş bu alışkanlık.
Ayıpsa ayıp olsun ağlamak. Ama bu yaşlarımla
Çıkıp gidecek içimden kadın yanım.
Ateş alev yanacak sözlerim var ama
Söndürüyor bu budalaca gözyaşları.
Sevginin zamanla ne olduğunu bilirim.
Türlü örnekleriyle gördüm nasıl sönüyor
Sevginin ateşi, pırıltılar,
Bir şey var sevginin alevleri içinde
Kendi kendini yiyen bir fitil, bir kömür var.
İlk hızını bir daha bulamıyor sevgi.
İyilik bile, bir sıtma ateşi gibi yükselip
Kendi aşırılığıyla öldürür kendini.
Hemen yapmalıyız ne yapmak istiyorsak.
Çünkü isteklerimiz değişebilir;
Düşer, duraklar eller, diller, rastlantılar önünde.
Araya zaman girdi mi, can attığımız şey
Bir ah çekmeye, sıkıntılı bir iç boşaltmaya döner.