Jason ancak öyle davranırsa erkek olabileceğine inanıyor- du. Ama o bir erkek değildi.
Sadece erkek rolü oynayan bir çocuktu.
Ve çocuklar silahlarla oynamamalıydı.
Böyle bir hatıraya sahip olduğum için mutluyum. Üçü- müz gülüyorduk. O anı tüm netliğiyle hatırlayabildiğim için mutluyum.
Yirmi dört saate kalmadan içimizden birinin öleceğine inanmak çok zordu.
Derken Kate birden Agathi'nin kristalini istedi. Almak için eve girdi.
Size kristalden söz etmeliyim. Aile içinde neredeyse efsanevi bir konumu vardı. Bu ilkel kehanet aracı Agathi'ye büyükan- nesinden kalmıştı ve sihirli özellikleri olduğuna inanılıyordu.
Aslında söz konusu olan bir kolye ucuydu; gümüş bir zin- cire geçirilmiş, küçük bir kozalak şeklinde mat beyaz bir kris- tal. Zinciri sağ elinizde tutup sol avucunuzun üstüne sallandı- rıyor ve cevabı evet ya da hayır olan bir soru soruyordunuz.
Karşılığında kristal hareket ediyordu. Bir sarkaç gibi ileri geri giderse cevap hayır, daireler çizerse evetti. Böyle basit bir şeye inanmak saçmalıktı belki ama kolye rahatsız edici şekilde doğru cevaplar verme eğilimindeydi. İnsanlar plan ve niyetleri için ona danışıyordu. Şu işi kabul etmeli miyim? New York'a taşınmalı mıyım? O adamla evlenmeli miyim? Kristale soru
soranların neredeyse hepsi, bazen aylar bazen de yıllar sonra kehanetinin doğru çıktığını haber veriyordu.
O gece ada kahkahalarla çınladı. Neşeli bir gruptuk; son kez bu şekilde bir araya geldiğimizi tahmin edemezdiniz.
Sadece birkaç saat içinde cinayetle sonuçlanacak kadar kötü giden ne olabilirdi?
Söylemek zor. Aşkın nefrete dönüştüğü o anı dakikası da- kikasına kim belirleyebilir? Ben sadece her şeyin eninde so- nunda bittiğini biliyorum. Özellikle mutluluğun. Özellikle aşkın