Uzaktan izlediğinle yakınına gelip gördüğün bambaşka bir şey oluyordu. Yani aşk bir yerde illüzyon gibi bir şeydi. Yanıltmaca olabiliyordu. Doğru mu değil mi anlamak için çok yakınına gelmek gerekiyordu.
Çok açık bir şey ki, bugünü yaşamak için önce geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. Bu kefaret de ancak acı çekerek, olağanüstü, sürekli bir emekle ödenir.