Miharbi

Miharbi
@Atimigetiroossssman
Gerçek hayattaki insanların çoğu da öyle. Verilen rolü oynayıp duruyorlar. Konuşur gibi yazmak ve yazar gibi konuşmak. İkincisi bir maniyer' elbette. Fakat öyle bir tadı var ki iyi yapılırsa, insan pek anlamasa da bir şeyler sezebilir. Uzun ve karmaşık cümleler. Düşünürken, cümle haline getirmeden önce, insan, çok karmaşık ve birbirine nasıl bağlandığı belirsiz uzun cümlelerle düşünüyor
Sayfa 36
Reklam
Kitapların belirli yerlerini okuyabilmek, bazı insanların bu ko­nuda -kitap okuma konusunda- en önemli özelliklerinden biri gi­bi geliyor bana. Ben de çoğu zaman böyleyim. Sanki, bu 'belirli yerler'in ne olduğunda insanların büyük bir kısım birleşiyor. Özellikle ben, bu 'belirli yerler'in dışmda kalan ve çok kaba bir deyimle 'ukalalık' denebilecek bölümlerden kaçınmalıyım. Kendi okumak istediği yerleri yazmalı insan herhalde.
Sayfa 34
Bir de insana karşı katılığımız, inafsızca yalnız bırakışımız var ki, görünüşteki sıcaklık ve laubalilikten sonra daha da yıkıcı oluyor bu bükülmezlik. Gene de sürekli bir kötülük değil; bu bakımdan da (Allahtan) tutarlılık gösteremiyoruz.
Sayfa 28
Bir başka nokta daha: öyle bir yarım yamalaklığımz var ki, bizim dramımız, trajedimiz, akıl almaz bir biçinde gelişiyor. Ayrıca, bir trajedinin içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Çok güzel yaşayıp gittiğimizi sanıyoruz. İktidardaki adamlar da, bu sanıyı bútün millet adına dile getiriyorlar. Birkaç aydın dışında bunu anlayan yok gibi. O aydınlar da, sosyal bir takım sözler ediyorlar. Psikolojik yönü boşlukta kalıyor bu meselenin. İnsanlarımız, bu kötü yaşantıyı dile getirmenin, 'muhalefet yapmak olduğunu sanıyorlar. Yapanlar bile, 'muhalefet yaptıklarını sanıyor bir bakıma. Aslında bir yanlış anlama olduğu halde, anlaşıp gidiyorlar. Bir 'mış gibi yapmak' tutturmuşlar; arabalar yürüyor ya, ekmek yapılıyor ya, iyi kötu suyumuz geliyor ya... mesele yok. Bir taklid yapıyoruz ve Batıya bile kendimizi kabul ettirdiğimiz anlar oluyor (Bir futbol maçında yeniveriyoruz onları.) Ya çocuksu gururumuz! Beğenilmezsek hemen alınıyoruz, Batılılara iftiralar ederek kendimizi temize çıkarmak için didiniyoruz. İyi aile çocukları arasında, onlara çamur atan mahalle çocuğu gibiyiz. Ben buna saflık diyorum ve genel anlamda bir sempati duyuyorum. İçinde yaşarken de öfkeyle tepiniyorum.
Sayfa 26
Bana öyle geliyor ki biz çocuk kalmış bir milletiz ve daha olayları ve dünyayı, mucizelere bağlı, 'myth'lere bağlı bir şekilde yorumluyoruz en ciddi bir biçimde. Aklı başında bir Batılının gülerek karşılayacağı ve bize ölesiye ciddi gelen bir şekilde.
Sayfa 24
Reklam