Fark etmez

Fark etmez
@Atmosphere
Bu ben değilim
Eros, bizi ait olduğumuz şeylerle birleşmeye -kendi olanak­ larımızla birleşmeye, kendi doyumumuzu keşfetmemize ve­ sile olan hayatımızdaki önemli kişilerle birleşmeye- iten kuvvettir. Eros, insanı, kendini aratcye, soylu ve iyi yaşama adamaya iten özlemdir... Eskiler Eros’u tanrı, daha dognısu cin ilan etmiştir. Bu, insanlık halinin temel bir gerçeğini, ero­ sun bizi daima kendimizi aşmaya güdülediği gerçeğini ifade etmenin sembolik bir yoludur.
Robert Sıernberg'ün “üçgen aşk modeli”, “aşkın temel bileşenleri" olarak ka­ bul ettiği şeyleri tanımlar: Yakınlık, tutku ve bağlılık. Bu bileşenlerden hiçbiri yoksa sonuç “aşksızlık"tır. İçinde yalnız yakınlık olan bir ilişki “hoşlanma’dır. İçinde yalnız tutku olan bir ilişki “vurulma'dır. İçinde yalnız bağlılık olan bir ilişki “boş bir aşk"tır. içinde hem tutku hem bağhlık barındıran bir ilişki “Holl­ ywood usulü” budalaca bir aşktır, içinde hem yakınlık hem bağlılık barındıran, ama tutku barındırmayan bir ilişki “dostça aşk”tır. “Romantik aşk”ta tutku ve yakınlık var, ancak bağlılık yokken; hem yakınlığı, hem bağlılığı, hem de tut­ kuyu içeren "mükemmel aşk” “eksiksiz aşk”tır
Çok farklı sevgi çeşitlerinin tek bir kelimeyle ifade edilmesi, psikanalist Theodore Reik’in yakınmasına yol açmıştır: Aşk [sevgi]*, sözcük dağarcığımızdaki en yorgun sözcükler­ den biridir. Bu sözcüğün ölümüne kullanılmadığı bir alan yok gibi. Aşk, cinsler arasındaki bir duyguyu ifade etmek­le kalmaz, aile bireyleri arasındaki duyguyu da ifade eder. Komşunuza, arkadaşınıza, hatta düşmanınıza, tüm insanlı­ ğa, evinize, toplumsal veya ırksal grubunuza, ulusunuza, gü­zel ve iyi olan her şeye ve Tanrı’ya karşı beslediğiniz duygu­ları belirtir. Tek bir sözcüğün bütün işlevleriyle bir tutulma­sı inanılır gibi değil.
Sternberg, aşkın üç ana bileşenim keşfettiğine inanır: Yakınlık, tutku ve bağlılık. Bu bileşenlerin varlığı veya yoklu­ ğu, aşkın farklı yüzlerini açıklar, içinde yalnız yakınlık olan bir ilişki, hoşlanmadın içinde yalnız tutku olan bir ilişki, vurulma­dır. İçinde yalnız bağlılık olan bir ilişki, boş bir aşktır. Bu mo­ dele göre, romantik aşkta tutku ve yakınlık olduğu halde bağlı­lık yoktur; hem yakınlığı, hem bağlılığı, hem de tutkuyu içeren aşk, mükemmel aşktır.
Altı aşk çeşidinin Yunanca isimleri şöyledir: Storge (en yakın arkadaşlar), agape (fedakâr), ma­ nia (sahiplenmeci), pragma (pratik), lodus (oyuncu) ve eros (romantik). Bu al­ tı aşk çeşidi aşağıdaki kutuda açıklanmıştır. ALTI AŞK ÇEŞİDİ Tutkulu aşk. Aşka âşıksınız ve aşk için her şeye katlanırsınız. Oyuncu aşk. İlişkiyi, bağlılığa gerek duyulmayan zorlu bir macera olarak görüyor­ sunuz. Arkadaşça aşk. Rahat, romantik olmayan, cinselliğin ikinci planda olduğu bir ya­ kınlıktan keyif alıyorsunuz. Mantıklı aşk. Karşılıklı uyumluluğu dert ediyorsunuz; mantık her şeye hükmediyor. Sahiplenmeci aşk. Sahip olma ve sahiplenilme ihtiyacı sizi kuşatıyor. Özverili aşk. Kendinize başkalarından daha az önem veriyor, kendinizi adıyor, fe­dakârlık yapıyorsunuz.