Şule Gürbüz'ü yeni tanıdım. Anlatımı, anlattıkları biraz ağır geldi bana. Benzetmeleri çok çeşitli, cümle yapıları oldukça uzun, seçtiği kelimeler neredeyse tekrar etmeyecek kadar farklı. Yoruyor okurken, zorluyor okuyucuyu. Çocukluğu ve ergenliği anlattığı bölümler bana çok yakın ve içten geldi. Beylerbeyi, Beykoz duymak kitapta, sanki mahalleden arkadaşımmış gibi hissettirdi. İlk bölümdeki Allah, inanç, sorgulama dolu kısımlar cesur yazılardı fikrimce. Sıradanlıktan uzak, farklı ve dolup taşmış bir yazar diye yorumladım Şule Gürbüz'ü. Merak edenlere iyi okumalar dilerim.
"Absent yeşili, afyon kızılı, şarap buharı, bira buğusu deyip geçtin, Allah sevmez haramı deyip çay üstüne çay içtin, Allah'ın ahmak sevdiğini söyle kimden öğrendin?"