Serkan Dağlı

Serkan Dağlı
@Author17
Faşizm ile özgürlük arasında sıkışıp kalmış en büyük eylem gülümsemektir. Çünkü iki kavram arasında geçen mücadeledeki en etkili silah şüphesiz mizahtır. Serkan Dağlı
Unvan: Yazar
Ön lisans: T.C. Selçuk Üniversitesi / Konya Fakülte: Akören Ali Rıza Ercan MYO Bölüm: Muhasebe Ve Vergi Uygulamaları Lisans: T.C. Anadolu Üniversitesi / Eskişehir Fakülte: İşletme Fakültesi Bölüm: İşletme
İstanbul / Türkiye
Biga / Çanakkale
68 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Huzur Park'a Toplanan Hayvanlar
İki Kıtalı Şehir’in bir tarafında acıların, gözyaşların, sevinçlerin ve mutlulukların hiç eksik olmadığı, iki kardeş kıtanın en görkemli meydanından biri olan Demokrasi Meydanı’nda yer alan cumhuriyeti, özgürlüğü simgeleyen figürlerini üzerinde gururla taşıyan anıtın etrafını dört koldan beton binalarla, caddelerle çevrilmişti. Bu beton binalar ile caddelerin arasına sıkıştırılan alanda, bir çırpıda sayılabilecek kadar ağaç barındıran görkemli Huzur Park Meydanı’nda şehrin çeşitli bölgelerinde yaşamlarını sürdüren tüm hayvanlar güzel bir bahar sabahında toplanmışlardı. Martılar, güvercinler, kumrular, serçeler, kargalar, leylekler, kediler ve köpekler ile birlikte parkta ağaç dallarının üzerinde, ağaç köklerinin altında yaşamlarını sürdüren börtü böcekler! Ancak diğer hayvanlar gibi konuşma kabiliyeti olmayan börtü böceklerin Huzur Park Meydanı’nda toplanan diğer hayvanların çevresinde sessizce bekleyerek olan biteni anlamaya çalışıyorlardı. Park meydanına gruplar halinde toplanan hayvanların içinden ilk söz alan parlak siyah renkte olan bir kargaydı. Aslında tüm kargalar aynı renkte olup, parlak siyah bir renge sahipti. Ancak bu karganın diğer kargalardan ayıran özelliği, parlak siyah renkleri değildi elbet!
Sayfa 9 - BİRİNCİ BÖLÜM / PARK MEYDANINDAKİ TARTIŞMALAR
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BİLİNÇALTINDAKİ KÂBUS
İkinci Bölüm Demokrasi Meydanı’na yakın bir öğrenci evinde, Umut 2013’ün Mayıs ortalarında bir günün sabahında, gün ışığının pencereden odaya düşen göz kamaştırıcı parlak ışığı ile birlikte inanılmaz bir baş ağrısı ve gördüğü garip bir rüyayla gözlerini açtığında, az ötedeki bir divanda arkadaşı Özgür derin bir uyku halinde öylece bir battaniyeye sarılmış yatıyordu. Göz kamaştırıcı gün ışığının etkisiyle, kısık gözleriyle odaya göz gezdirdiğinde, masanın üzerinde boş bira şişelerini, yarım kalmış bardakların içindeki biraları, masanın etrafına saçılmış çerez ve meyve kabukları ile birlikte masanın dibine düşmüş, ucuz büyük boş bir votka şişesinin halının üzerinde yan yatmış bir haldeyken, meyve suyu paketlerinin içinde az miktarda kalmış meyve suyunun halıya yavaş yavaş damladığını ve etrafa saçılmış eşyaları ‘kot pantolonları, gömlekleri, tişörtleri, çorapları’ gördü. Bahar sıcaklığında odaya yayılmış sigara dumanı, alkol ile çorap kokusunun karışımından oluşan ilginç bir aroma kokusu odaya dağılmıştı. Ancak birçoğuna göre bu koku tahammül edilemeyecek kadar iğrençti doğrusu. Umut’un burnu bu kokuya oldukça alışkındı elbet. Pek aldırmadı bu kokuya. Bir anlığına gözü masanın dibinde yan yatmış meyve suyu paketinin içinden halının üzerine yavaş yavaş damlayan meyve suyuna takıldı. Uzandığı yataktan doğrularak elini uzatıp, o meyve suyu paketini kaldırmak istedi. Ancak bedeni bu eylemi gerçekleştiremeyecek kadar yorgun ve halsizdi. Bir süre boş boş bakan gözlerle aldırmadan halıya damlayan meyve suyu paketini izledi. Az ötede duran ucuz boş votka şişesi gözüne ilişti. Umut kendi kendine mırıldanarak: “Dün gece ne kadar çok içmişiz öyle; neredeyse dün geceye dair hiçbir şey hatırlamıyorum. Bu son olsun, bundan sonra alkolü bu kadar çok abartmayacağım.” Bir anda
Sayfa 28 - İkinci Bölüm
Kitap Alıntısı
30 Ağustos Zafer Bayramı
Zihninde özgürlük, kalbinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisi ve saygısı olan herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramını tüm kalbimle kutluyorum...... Serkan Dağlı
İki Günlük Devrim
Aylar önce bazı bağımsız gazetelerde çıkan RoboCops projesi haberleri herkes tarafından gülünç bulunmuştu. Aşağılık muhaliflerin asılsız iddiaları o kadar komikti ki başı kesilmiş bir tavuğun şuursuzca etrafta koşturmacasına benzetmişlerdi. Belli ki bu proje Işık ve Aydınlık Partisi (IAP) İktidarı ile Orantılı Polis Teşkilatı ile gizli ellerle yürütülen büyük proje bu olmalıydı. O gün gazetelerde çıkan haberdeki polislerin tarifine de oldukça uyuyor izlemini veriyordu. Bu polisler giyindikleri koruyucu giysilerin içinde bir insana benzeseler de insani duyguları ve muhakeme kabiliyetleri yoktu. Acımasız ve gaddardılar. Felsefi bir düşünceye, özgür bir iradeye sahip değildiler. RoboCobs'un yalnızca iki görev tanımı vardı.  Kendilerine verilen emirleri koşulsuz ve başarılı bir şekilde yerine getirmek.  Yarımada Cumhuriyeti İktidarını cebren ortadan kaldırmaya ve engellemeye yönelik bütün teşebbüslere karşı en sert biçimde müdahale edip her ne pahasına olursa olsun, protestocuların, isyancı grupların faaliyetlerini durdurmaktı.
Sayfa 88 - Amansız RoboCops...
Kitap Alıntısı