Serkan Dağlı

Serkan Dağlı
@Author17
Faşizm ile özgürlük arasında sıkışıp kalmış en büyük eylem gülümsemektir. Çünkü iki kavram arasında geçen mücadeledeki en etkili silah şüphesiz mizahtır. Serkan Dağlı
Unvan: Yazar
Ön lisans: T.C. Selçuk Üniversitesi / Konya Fakülte: Akören Ali Rıza Ercan MYO Bölüm: Muhasebe Ve Vergi Uygulamaları Lisans: T.C. Anadolu Üniversitesi / Eskişehir Fakülte: İşletme Fakültesi Bölüm: İşletme
İstanbul / Türkiye
Biga / Çanakkale
68 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Şaşkın polisler.....
İnsanlar adamın yanından geçip gidiyor ancak adamın orada dakikalarca kıpırdamadan durduğunun farkında değildi. Sonunda yaşlı bir teyze adamın yanına sokularak, “Evladım ne yapıyorsun burada?” dedi. Ancak adam hiçbir şey demedi. Sadece orada robot gibi duruyordu. Adamın arkasında kalan tramvay durağından hiçbir farkı yoktu. Yaşlı teyze şaşkınlıkla adama bakakalmıştı. Adamın ne yaptığı konusunda hiçbir fikri yoktu. Bu durumu aklı kavrayamamıştı. Öylece yüzü Huzur Park’a dönmüş halde kımıldamadan duruyordu. Nerdeyse adamın kirpikleri bile hareket etmiyordu. Kirpikleri hareket etse bile yaşlı teyzenin kalın çerçeveli gözlüklerinin arkasından bu eylemi görmesi olanaksız görünüyordu. Çok geçmeden onlarca kişi adamın çevresini sarmıştı. Şaşkın gözler her dakika artıyordu. Tam bu sırada kalabalığın şaşkın bakışları arasından Huzur Park’ın içinden uçarak gelen kar beyazı ve siyah renkli iki güvercin, hareketsiz duran adamın ayaklarının dibine kondu. Bir süre güvercinler adamın etrafında dolaşmasının ardından siyah renkli güvercin hareketsiz duran adamın sağ omuzuna konarken kar beyazı güvercin adamın sol omuzuna konmuştu. Bu ilginç olayı şaşkın gözlerle izleyen ka-labalığı fark eden bir grup polis, telaşla kalabalığa doğru koştu. İçlerinden biri, “Neler oluyor burada?” diye bağırdı sert bir ifadeyle! Hiç kimseden çıt çıkmıyordu. Polisin sesinden ürken kar beyazı güvercin, adamın sol omuzundan beyaz kanatlarını ağır ağır çırparak gözden kaybolmuştu. Çok kısa bir süre içinde siyah güvercin de uçup gitmişti. Polisler öylece hareketsiz duran adamın yanına yöneldiler. Sert bir ifadeyle bir süre adamı süzdüler. Gerçekten de adam hareketsiz duruyordu. Polislerden biri elinde tuttuğu copu tam adamın yüzüne patlatacaktı ki içlerinden biri o polisin kolundan tutarak, “Ne yapıyorsun
Sayfa 155 - Beşinci bölüm
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özgürlüğün sesi
Serkan Dağlı Penguen Medyası uyurken, demokrasi ve özgürlükler savcıların diline, hükümler ise sarayın yargıcına düşmüş gidiyor. Lakin sokaklar ve meydanlar bahar türküsü gibi özgürlük kokuyor... Hak ve özgürlüklere, fikir ve düşüncelere ne savcıların dosyaları ne de kurşunlar işler. Zira her yer özgürlük, her yer Maltepe Meydanı.....
Duygu ve Düşünce
İlginç Bildiri
Eşi benzeri olmayan bu kısa bildiri sosyal medya da çalkalanırken, Başdanışman Ferit’in Twitter hesabından ilginç bir tweet gelmişti. Bu bildiri özellikle ‘İki Kıtalı Şehir, Başşehir Angora ve Smyrna Şehri’ başta olmak üzere tüm şehirlerdeki camilerin hoparlörlerinden günde beş vakit okunacak ve duyurulacaktır. Bu açıklama ülkedeki aydınları, gazetecileri ve yazarları çileden çıkardı. İktidarın hiç de hazzetmediği yazarların ortak görüşü, iktidarın halkla kavga etmesinin anlamsız olduğu yö-nündeydi. Yabancı basında yer alan haber, Önder'in psikolojik baskısı olarak yorumlandı. Ayrıca Önder'e insan haklarıyla ilgili birkaç madde hatırlatıldı ve hükümetin derhal geri adım atılması tavsiye edildi. Bu durum Yarımada halkının çoğunluğunun öf-kesine öfke katmıştı. Ülke kaos girdabının içine girdi girecekti. Ancak gençler bu bildiriye pek de kulak asmadılar. Aslında gençler öfkeden çok mizah yönlerini ortaya çıkarmışlardı. Bu bildiriyi, “Yağmacıların ezan sesi” olarak yorumlamışlardı. Bu slogan pankartlarda ve şehirlerin duvarlarında duvar yazısı olarak göze çarpan gençlerin imzası gibiydi. Ayrıca IAP iktidarın sinirlerini hoplatan “Yağmacıların ezanı” adında eğlenceli bir şarkı da bestelenmişti. ♫Uzaklardan duyulunca yağmacıların ezan sesi,♫ ♫Koşarız meydanlara! Biber gazı, portakal gazı kimin umurunda?♫ ♫Dosdoğru koşarız özgürlüğe!♫ ♫Koşarız! Demokrasi Meydanı’ndaki Huzur Park’a♫
Sayfa 139 - BEŞİNCİ BÖLÜM ‘’ROBOCOPS’’ AMANSIZ DİRENİŞİ
Kitap Alıntısı
♫Çok yaşa Büyük Önder, çok yaşa♫
Miting alanı nispeten ‘Dokunulamaz Büyük Reisler Meclisi’ne yakın bir yerdeydi. Alanda olağanüstü güvenlik önlemleri alınmıştı. Miting alanı oldukça kalabalık görünüyordu. Ancak Büyük Önder’in daha önce söylediği gibi milyonlarca kişi de yoktu. Büyük kalabalık çılgınca liderlerini bekliyordu. Bu çılgınlığın içinde meydanda sloganlar atılıyor ve şarkılar söyleniyordu. Hatta ‘Çok Yaşa Büyük Önder’ adlı bir şarkı bile bestelemişlerdi. ♫Kükreyince Önder kimse duramaz önünde!♫ ♫Ne muhalefet ne de yağmacılar!♫ ♫O, iki bıyığının uçları ayrı yönlere doğru koşunca,♫ ♫Biz, delicesine coşarız. Miting alanlarında…♫ ♫Gülümsemesi ayrı güzel, öfkesi başka güzel…♫ ♫Tanrım! O, ne büyük lider!♫ ♫Ah, ruhlarımız buluştu cami avlusunda, meydanlarda,♫ ♫Önder’i gönülden kucakladık. Nedensiz sevdik.♫ ♫Rehberimiz oldu yıllar önce,♫ ♫Taşıdı bizi yarınlara…♫ ♫Çok yaşa! Çok yaşa!♫ ♫Çok yaşa Büyük Önder çok yaşa♫
Sayfa 158 - BEŞİNCİ BÖLÜM ‘’ROBOCOPS’’ AMANSIZ DİRENİŞİ
Kitap Alıntısı
Yağmacıların Güçlü Sesi Şarkısı
Gecenin sürprizi de Huzur Park Direniş Gençlik Korosu’ndan gelmişti. Gençler, Yağmacıların Güçlü Sesi adlı şarkıyı coşkuyla söylerken halkın katılımıyla coşku artarak Huzur Park sınırlarını çoktan aşmıştı. ♫Sesimizi işitiyor musunuz?♫ ♫İşte bu yağmacıların güçlü sesi!♫ ♫Asla olmayacağız tek bir adamın kölesi!♫ ♫Ah evet, kalp atışlarımız ahenkle müzik notalarına karıştı.♫ ♫Enstrüman aletlerinin içindeki mücadeleye!♫ ♫Davul tokmaklarının içinde, Gitar tellerinde, Keman yaylarında!♫ ♫Umutla aydınlığa karşı hep birlikte el elle, omuz omuza meydanlarda yürüyoruz!♫ ♫Hey, ne duruyorsun orada?♫ ♫Hadi, katıl bize! Direnin baskıya karşı!♫ ♫Barikatların, kalkanların arkasına sığınıyor mağrur görü-nümlü bir adam!♫ ♫El elle, omuz omuza özgürlüğün için sende diren Demok-rasi Meydanında!♫ ♫Gaz fişeklerine, Coplarına, Kurşunlarına karşı diren!♫ ♫Sesimizi işitiyor musunuz?♫ ♫İşte bu yağmacıların güçlü sesi !♫ ♫Asla olmayacağız tek bir adamın kölesi!♫ ♫Umutla aydınlığa karşı hep birlikte el elle, omuz omuza meydanlarda yürüyoruz.♫ ♫Huzur dolu yarınlara,♫ ♫Özgürlüklere!♫
Sayfa 197 - Devrimin İkinci günü
Kitap Alıntısı