Çünkü yoksulluk yoksulluğu besliyor, suya battıkça ağırlaşan paçavra misali, dibe doğru gittikçe çıkış imkansızlaşıyordu. Bu bir kader değildi elbette, bir yandan ekmeğinin peşinden koşacak, bir yandan siyasi mücadelesine devam edecek ve gün gelecek, mutlaka ama mutlaka bu sömürü ve işgal düzeni değişecekti.
Sevtap içeri sokulunca, iki büklüm bir haldeyken polislerin arasından bana baktı, göz göze geldik. Gülümsedi acı acı, gamzesini gördüm. Dünyanın en derin çukuru gibiydi, içine düştüm, kayboldum. Bir daha da o çukurdan çıkamadım.