Kitaplar olmaksızın medeniyetin gelişmesi imkansız olurdu. Onlar değişimin omurgası, dünyaya açılan pencerelerdir, şairin söylediği gibi, "Zaman denizinde inşa edilen deniz fenerleridir." Onlar yoldaştır, sihirbazdır, aklın hazinelerinin sarrafıdır, kitaplar basılı insanlıktır.
Öyleyse, bu nasıl çözülürdü? İnsan nasıl başkalarını yargılar, onlar hakkında fikir yürütebilirdi? Nasıl bir şeyleri bir araya getirip de hissettiğinin hoşlanma ya da hoşlanmama olduğuna karar verebilirdi? Hem bu sözcükler ne gibi anlam taşıyordu ki?