Selin

7/10
·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:00
Selam! Böyle bir son beklemiyordum :" ). Bazı okurlar sonunu tahmin edebildiklerini yazmışlar ama ben sanırım kitabın konusuna fazla odaklandığım için böyle bir son düşünmedim hiç. İlginç ama güzel bir kitaptı. Yazarın yazım dili farklıydı, kendine hastı. Alışması biraz zordu açıkcası. İlk başlarda ben ne okuyorum dedim biraz. Bazı konuşmaların kitabın sonunu okuduktan sonra dahi mantığını anlamadım :") Bilemiyorum belki de tam bana göre bir kitap değildi. Arada geçmişe gidip arada şimdiye döndü ama o geçişler çok silik geldi bana. Belki başlıkta tarih belirtse ya da şu kadar yıl önce yazısı olsa daha anlaşılır olurdu diye düşünüyorum ama yazar bile isteye böyle yazmak istemiş bence. Hoş, kendine göre bir yazım dili olmuş kitabın. Kitaptaki duygu tasvirlerine gelirsek okuduğum diğer yorumlara göre sosyal medyada sonunda ağlanacak kadar güzel olduğunu söyleyenler varmış. Ben katılamadım. Yazım dili sebebiyle belki de. Karakterlerin iç dünyaları ve diyaloglar evet beni gerçekten etkiledi ama bu kitaptan daha fazla etkinlendiğim kitaplar olmuştu. Bana kalırsa abartılacak kadar olmasa da güzel bir kitaptı. Yazarın başka kitaplarına göz atmayı düşünüyorum ama kesin okur muyum emin değilim. Keyifli okumalar...
Senden Önce Senden SonraJenny Valentine · Yuzu Kitap · 2024567 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·336 syf.··
2025 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 00:00
Selam! Aslında daha bitirmiş olmamama rağmen aniden bu kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşma isteği duyduğum için inceleme yazmaya karar verdim. Şu anlık 140. sayfadayım. Ama şu âna kadar bile kitaba o kadar çekildim ki. Öncelikle baş kahramanımız Sinan bu zamana kadar tanıştığım ne gerçek ne de kurgu bir karaktere hiç benzemiyor. Biraz garip, biraz farklı biri. Tabi garip de kişiden kişiye göre değişebilir. Keşke gerçek olsaydı! Gerçek hayatta onu karşıma alıp güzel, koyu bir sohbete girmeyi o kadar çok isterdim ki! Bazen "Bir insan bu kadar iyi olamaz." ya da "Kim hiç tanımadığı birine bu kadar değer verir ve zaman ayırır ki?" düşünceleri kafamda dönüp dursa da bu insan Sinan Ertekin olunca bu sorular gereksiz kalıyor. Bunu ancak kitabı okursanız anlarsınız :). Ve caanım yazarım Betül Güçlü, bu kadar güzel, farklı ve derin karakterler yazmayı nasıl beceriyorsun? Ayrıca sevgili yazarımın kitaplarında bir şey var, nasıl desem? İyileştirici gibi. Gerçekten! Şu sıralar sıkılmış ve bunalmıştım. Ve bana ne iyi geleceğini bilerek bu kitaba başladım. Doğru bir seçimmiş. Çünkü sıradan hayatıma hakikaten RENK kattı. Kendimi küçük kahkahalar atarken buldum. Kitap nasıl ilerleyecek bilmiyorum, bir iki tahminim var ama sonunu bir yandan merak edip bir yandan da bitmesin istiyorum. Bu çelişkinin sonucunda da çığlık atasım geliyor. Kitap bittiğinde bu incelemeye bir kaç cümle/paragraf daha eklerim diye düşünüyorum. (DEVAM) Kitabı an itibarıyla bitirdim ve garip hisler içerisindeyim. Kitaba başlamadan önce aşkın hepsi olmasa da bir yanının sadece kimyasallardan oluştuğunu düşünürdüm. Ama bu kitap aşka farklı tanımlar ekliyor. Ve bilmiyorum... Kesin bir tanımı yok bence. Ama bir delilik hali olduğuna eminim :). Kitap hakkındaki eleştirilerime geçersek eğer yukardaki
Aşk ve Diğer İhtimallerBetül Güçlü · Müptela Yayınları · 2018739 okunma
10/10
·480 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 23:56
Selam! UYARI: Belli bir yerden sonra SPOİLER (ön bilgi) yazacağım ama oraya kadar rahatlıkla okuyabilirsiniz. Kitabı an itibarıyla bitirdim ve şok içerisindeyim. Kitabı okurken şok üstüne şok yaşadım. O kadarrr dolu bir kitaptı ki kendimi bir dizinin uzuuuun bir sezonunu bitirmiş gibi hissediyorum. 3. kitap elimde yok şu an ama ennn yakın zamanda almak istiyorum. 1. kitaba göre çok daha güzeldi. Olayların akışı, karakterler... Umarım 3.cüsü de bu kadar sürükleyici ve güzel olur. Üstelik kitabın sonunu bir incelemeden öğrenmeme rağmen iyiki de okumuşum diyorum. 1.cisini sevdiyseniz bence bunu da seversiniz. Keyifli okumalar... Ayrıntılara geçecek olursam bundan sonrası SPOİLER UYARISI (ön bilgi) ************************************************************************************************************************************************************************************************************* Öncelikle Kiva biraz fazla saf bu kitapta. Yani ben bile Rhessinda'da bir iş olduğunu sezdim, kötü biri değildi belki ama neden söylersin ki bazı bilgileri? Ya da sonlara doğru Kiva'nın kendi değişen düşüncelerini Zuleeka'nın bu kadar sakin karşılamasını garipsememesi? Ama yazar Kiva'nın kendi içindeki çatışmasını çok güzel anlatmış. Bir yere kadar ben bile hâlâ Corentine kanını destekliyordum :)) Torell ise çok pasif kalmış. Zuleeka baya bir bastırmış onu. Zuleeka'nın kendisi de tam bir cadıya dönüşmüş. En büyük hayal kırıklığı sebebim ise Tilda'ydı. Biz seni iyi bilirdik be Tilda Corentine... Jaren'a ayrı üzüldüm. Çocuk hem kardeşinden hem sevdiğinden ihanet üstüne ihanet yedi. Son kitapta ne yapacak çok merak ediyorum. Jaren'ın ailesi ile düello sahnesi ise film sahnesi tadındaydı benim için. Tek kelimeyle BAYILDIMMM! Kiva Zalindov'dan nasıl çıkacak o ayrı
Altın Kafesin EsiriLynette Noni · Artemis Milenyum Yayınları · 2024522 okunma
10/10
·320 syf.··
2025 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 15:05
Selam! Kitap, arkasında yazdığı üzere Huntington hastalığına sahip bir kadını anlatıyor. Huntington hastalığından bir derste bahsedildiği için konusunu okuduğum andan itibaren beni içine çekti. Huntingtondan kısaca bahsedecek olursam Parkinson ve Alzheimer'ın bir kombinasyonu olduğu yazıyordu. Hastalığın en kötü yanlarından biri genellikle semptomlarını 30lardan sonra göstermesi. Yani kişi çoktan çocuk sahibi olmuş oluyor ve hastalık kalıtsal olduğu için çocuğuna geçirebiliyor. Hem hastalıkla ilgili daha fazla bilgi edinmek hem de bir hasta yakınının gözünden bakmak istedim. İyiki de alıp okumuşum. Bana çok güzel şeyler kattığını düşünüyorum. Örnek verecek olursam asıl ismi "Love And Other Drugs" olup bizde Aşk Sarhoşu olarak çevrilmiş filmi andırıyor. Ama daha duygusal ve karakterlerin düşüncelerini bile okuyabilmek ayrı bir şey katmış kitaba. Eğer o filmi severek izlediyseniz bu kitabı da sevebilirsiniz. Yazım dili akıcı ve güzeldi. Duygu betimlemeleri beni daha da çok içine çekti. O kadar ki bazen durup okuduğum yeri sindirmem gerekti. Kitabın arkasında yazan Döktüğünüz her damla gözyaşına değecek bir hikaye yazısı kesinlikle sadece reklam sloganı olarak kalmış bir cümle değil. Kendinizi Jess'in yerine koymadan duramıyorsunuz. Karakterlerimize değinecek olursam eğer Jess o kadar ince düşünceli biri ki. Gelecekte acı çekeceğini bildiği için sevdiği adamdan vazgeçmek büyük bir başarı. İstese bile hayır diyebilmesi... Kendi hayatı yeteri kadar yorucu değilmiş gibi bir de başkalarının dertlerini düşünmesi... Annesi ile arasındaki bağ, çok güzeldi. Alec ise tam da Jess gibi biri aslında. Hani sosyal medyada yeşil bayrak (green flag) derler ya tam da öyle bir adam. Sağlık alanında olanlar olarak hastalıklarla alakalı tıbbi bilgileri
Seninle Bir AySuzanne Ewart · Sonsuz Kitap · 202411 okunma
5/10
·%53 (222/416 syf.)·
Selam sana maceracı! İncelemeye geçmeden önce küçük bir uyarı: İncelememde çok büyük bir SPOILER (ön ipucu) yok ama yine de bir kaç ön bilgi var, şimdiden uyarımı yapayım ben :) Bir süredir almak istediğim bir kitaptı GY. Çünkü yazarı sanırım yaklaşık bir yıldır sosyal medyadan takip ediyorum ve kitapla alakalı onun ve takipçilerinin paylaşımları karşıma çıkıyordu. Bu yüzden kitabı merak ediyordum. Sonunda aldım. Ama doğruyu söylemek gerekirse beklediğimi bulamadım. :") Puanın da biraz abartıldığını düşünüyorum. Yazarın kendi paylaştıkları da dahil olmak üzere videolar beni kitaptan daha çok etkiledi. Keşke beklediğim gibi olsaydı. İçim buruk bu yüzden. Bir yere kadar sabrettim ama sonrasında atlaya atlaya sonuna geldim kitabın. O yüzden yarım bıraktımı işaretledim. Sevdiğim özellikleri: Konusu gayet güzel. Bulunan evrenin tam açıklandığını düşünmesem de (videolardan da biliyorum biraz) o da güzel. Yazarın dili gayet anlaşılırdı. Bazı duygu betimlemeleri de çok güzeldi. O evrene has "yol sizden yana olsun" ya da "datura" gibi yaratıklar hoşuma gitti. Mesela daturanın sesinin anlatıldığı kısım ve "Dört Çığlık" bölümündeki duygu tasvirlerini güzel buldum. Hele ki kitabın sonlarına doğru alıntıladığım bir yer içimi parçaladı. Bayan Çırpıkanat tam bir Türk annesi gibiydi. Eğer bu evrene girebilseydim baş karakterlerden ayrıca kendisiyle de tanışmak isterdim. Daha iyi olabileceğini düşündüğüm özellikleri: Yazar biraz da dram katmak istemiş romana ama içi tam doldurulmamış bir dram olmuş sanki. Karakterler de biraz daha derinlemesine ve daha yavaş işlenebilirdi. Duygu yoğunluğu eksikti. Mesela daha kitabın başında Zaina'nın kimse sormadan geçmişini anlatması... Eira'nın, kendisinin hiç bilmediği bir yerde bulduğu, tanımadığı feylere bu kadar çabuk güvenmesi, bu
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,691 okunma