Geceyanısı. Kuzeyde bir uydu kentteki Feşmekan adlı pavyona vardılar. Otoparkın önünde Murat cep telefonuyla Canan Sinan'ı aradı. Dahą doğrusu kadın'ın telefonunu 3 kez çaldırdı. Esasen biyolog olan Canan Sinan, Kesikbaş Belediyesi'nin veterinerlik biriminde şef. 44 yaşında çoluk çocuk sahibi bir akademisyenken, cinsiyet değiştirip yepyeni bir hayata başlamış. Adını da Sinan Canan'dan Canan Sinan'a çevirtmiş. Bilimin sihirli değneğiyle evrimi hızlandırıp rayından çıkartmış bir bakıma.
Ercan Kesal Hekimlik Sanatları kitabında kendi yaşam öyküsünün hekimlik ile ilgili kısımlarını okurla paylaşmış. Tabii polymat kişiliği gereği hocaları ve örnek aldığı hekimler kadar Tarkovski, Kieslowski, Levi Strauss dan da hekimliğe hayata ve hastaya hastalığa dair anekdotlar ile kendi mesleğinin depntolojisini ve felsefesini kendi bakış açısından yansıtıyor. Her hekim okumalı, sağlığa ve sanata ilgi duyan insanlar okumalı, belki de herkes okumalı.
Şunlar da Levi-Strauss'tan: "Kültür belli bir uygarlıktaki insanların dünyayla kurduğu ilişkilerin toplamından oluşur. Kültür düzen yaratır. Toprağı ekip biçer, yollar yaparız. Nesneler icat eder, imal ederiz. Toplumlar ise entropi üretirler. Güçlerini dağıtır, toplumsal çatışmalar, siyasi mücadeleler ve bireylerde yarattığı ruhsal gerilemelerle kendi kendilerini tüketirler. Baştaki temel alınan değerler yozlaşır. Toplumlar çatılarını gitgide kaybeder, darmadağın olur ve bireylerin yerini kimliksiz atomlar alır." (Claude Levi-Strauss, Modern Dünyanın Sorunları Karşısında Antropoloji, çev. Akın Terzi, Metis Yayınları, s. 65.)