— İnsanın karanlığına ışık tutan kitapları sevmez misin? diye sordu Bedri.
— Karanlık bulmuyorum insanı, dedi Selim, sınıf açısından bakıldığında insan açık seçik.
Yaşam öylesine karışıktı ki, bir kısım insanların yaşamını avuçlarında tutmaları öylesine akıl almaz, öylesine saçma ama öylesine doğruydu ki bunlara inanmak gelmiyordu insanın içinden.
Kant'a göre ahlak sadece ne yaptığınızla değil, onu neden yaptığınızla da ilişkilidir. Doğru davranışta bulunanlar, o davranışı sırf hissettiklerine dayanarak yapmazlar: Karar akla dayanmalıdır, nasıl hissederseniz hissedin size ödevinizin ne olduğunu söyleyen akla.
Var olmanın en kötü şekli, esaret altında olmaktır, yani duygularınızın insafında olmak. Kötü bir şey meydana geldiğinde, örneğin birisi size kaba davrandığında ve gözünüz kararıp nefretle dolduğunuzda, bu oldukça pasif bir var olma şeklidir. Tek yaptığınız olaylara tepki vermektir. Dışarıda olup bitenler öfkenize neden olur. Hiçbir biçimde kontrol elinizde olmaz.