Yorumları okuyup soğumuştum bu ciltten, hatta biraz gözüm korkmuştu. Üstüne arka kapaktaki yazı da “eyvah” dedirtince, kafamda hikâyeyi baya kötü bir yere koymuştum. “Bu iş buradan sağ çıkamaz” modundaydım resmen.
Ama okuyup bitirince durum hiç de anlatıldığı gibi çıkmadı. Abartıldığı kadar kötü bir hikâye yok ortada. Hatta beklentim dipte olduğu için mi bilmiyorum ama bence gayet sağlam bir kötü karakter tanıtımı okudum. O karakterin sahneye giriş şekli, duruşu falan hikâyeye ağırlık katmış.
Bazen toplu yorumlar insanı gereksiz önyargıya sokuyor galiba. Benim için bu cilt tam olarak öyle oldu. Kafamdaki felaket senaryosu yerine, keyifle okuduğum bir giriş hikâyesi çıktı.
Şimdi Cilt 9’a geçmek için daha da hevesliyim. Demek ki bazen en iyi taktik: Yorumu kısmak, sayfayı açmak.