Beyaz adamın yükü, beyaz olmayan dünyayı medenileştirmek, onlara hukuk, kanun, düzen, kültür, sanat, estetik, akıl, fikir götürmek anlamına geliyor. Bunu, onlara rağmen yapmak da beyaz adamın tarihi yükü. Avrupalı Hristiyanlar bunu dini misyonerlik vasıtasıyla yapacaklarına inandılar. Aydınlanma sonrası seküler Avrupa bunu kültür, medeniyet, kanun, düzen vs. adına yapacağını söyledi. Neticede "beyaz adamın yükü" Avrupalı olmayan toplumların asimile edilmesi -yani kendilerine benzetilmesi-ve sömürgeleştirilmesi sürecinin sembol ifadelerinden biri haline geldi.