Tüm ömrünü bir şeyler bekleyerek geçirmişti zaten; babasının işten eve dönmesini beklemek, sevgili den gelecek, ama hiç gelmeyen mektubu, yıl sonu sınavlarını, treni, otobüsü, telefonu, tatilleri, tatillerin sonunu beklemek, hep beklemek...
“Nasıl olduğunuzu öğrenmek ister misiniz?”
Veronika, “Nasıl olduğumu zaten biliyorum,” dedi.
“Ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç
ilgisi yok olanların. Olan her şey ruhumda oluyor.”
Çünkü balık tutmak diyildi onu mutlu eden.Olmaz denene kafa tutmakdı.
Küçük bir hayale umutlanmak,kendi karşısına kendini alıb tutkulanmakdı,sım - sıkı tutmakdı kalbini amma sıkmamakdı.