Bilinç seviyesi ne kadar düşerse fanatiklik de o ölçüde artar. Kısacası ben insanları iki temel guruba ayırırım. Biinci gurupta neyin ne olduğunu bilen bir avuç insan vardır. Diğer guruptaysa hiçbir şeyin farkında olmayan kitleler.
“İnancın olağanüstü gücünü görmüştüm. Artık imanın nasıl güçlendirileceği hususunda bilgi sahibi sayılırdım. Tek yapılması gereken müminlerden biraz daha fazla bilgiye sahip olmaktı. Ondan sonra keramet göstermek çocuk oyuncağı oluyordu. İnancın bir çiçek gibi tomurcuklanıp her yanı sarması için gerekli bereketli toprak da bu kerametlerde saklıydı işte.”
Kitleler hep böyle davranmayı yeğlemişlerdir zaten. Belirsizlikten korkar, kendilerine anlatılan en saçma sapan şeylere dahi hakikat tutunacak bir dal sunmadığı için büyük kalpleriyle iman ederler. Bu konuda yapabileceğin bir şey yok. Bu kitlelerin peygamberi olmak isteyen kişi karşısındakiler sanki küçük birer çocukmuş gibi masallar anlatmalı, kafalarını envai çeşit hikayeyle doldurmalıdır. zaten bu yüzden zeki insanlar hep kitlelerden uzak durmayı tercih etmişlerdir.