Kısa sürede ileri gelenlerin gerçeği kitlelerden bilinçli olarak sakladıkları kanaatine eriştim. Bencilce sebepler uğruna halkın cahil kalmasını arzu ediyorlardı.
Bugünkü Ortadoğu'yu ortaya çıkarmada en önemli rolü oynayan kişi, -kimi zaman istemeyerek de olsa- Winston Churchill’dir. Churchill, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Müslüman Asya’ya özel bir ilgi duymayan ve yükselmekle
birlikte güvenilmeyen genç bir İngiliz politikacısıydı. Churchill ile Ortadoğu’yu birbirlerinin politik yaşamlarına sürekli müdahaleye zorlayan, garip bir yazgıdır. Bu yazgı bölgeye izlerini bırakmıştır; bu çatışmalardan kalan yara izleri bugün Ortadoğu’nun üzerindeki sınır çizgileridir.
Ortadoğu’nun bugün içinde bulunduğu politik kriz sadece İngiltere’nin bölgede 1918’de eski düzeni yıkmasından ve 1922’de bunun yerine neler konulması gerektiğini belirleyen kararlarından değil, aynı zamanda daha sonraki yıllarda vaat ettiği 1922 anlaşmasını yerine getirmedeki inançsızlığından kaynaklanmış olabilir.
Bu, Ortadoğu ülkelerinin sınırlarının Avrupa’da çizildiği bir dönemdi, örneğin Irak ve Ürdün, İngiliz buluşudur ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra boş bir haritada sınırları İngiliz politikacıları tarafından çizilmiştir. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak sınırları 1922’de bir İngiliz devlet memuru tarafından belirlenmiştir. Suriye Lübnan’da Müslüman ile Hıristiyanlar arasındaki sınırlar Fransa; Ermenistan ve Sovyet Azerbaycanı sınırları da Sovyetler Birliği tarafından çizilmiştir.