Çetin efendi isteğimin içtenliğini anladı, başkaları gibi “Aman Kemal Bey, ölenle ölünmez” demedi. Deseydi, ona Masumiyet Müzesi’nin ölenle yaşamak için yapılmış bir yer olduğunu söyleyecektim.
“.. sokaklarda birbirlerini öldürenlerin savaşının kimseye yararı olmayacağını düşünür, siyasetin takımlar halinde hareket eden ve bizlere hiç benzemeyen acımasız bazı özel insanların meşgalesi olduğunu hissederdim”
“Hayatımızı Aristo’nun zamanı gibi bir çizgi olarak değil de, böyle yoğun anların tek tek her biri olarak düşünmeyi öğrenirsek, sevgilimizin sofrasında sekiz yıl beklemek bize alay edilebilecek bir tuhaflık, bir saplantı gibi değil, şimdi yıllar sonra düşündüğüm gibi Füsunların sofrasında geçirilmiş 1593 mutlu gece gibi gözükür.”
“ Saatler ve takvimler, bize unuttuğumuz zamanı hatırlatmak için değil, başkalarıyla olan ilişkimizi ve aslında bütün toplumu düzenlemek için yapılmışlardır, böyle de kullanılırlar. “