Ayşem ayanoğlu

Ayşem ayanoğlu
@Ayanoglu90
10/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 00:00
Kitap disiplinli ve katı bir öğretmen olan Zehra’nın babasının ölüm haberini almasıyla başlar. Babasını ahlaksız, sorumsuz ve resmen bir canavar olarak tanıyan Zehra hiçbir üzüntü hissetmez ama babası Mürşit Efendi’nin bıraktığı günlüğü okumaya başlayınca her şey değişecektir. “İnsanlar için şöyle böyle deriz ama aralarında iyiler de vardır… Fakat yazık ki onlar bu dünyada bir türlü bahtiyar olmanın yolunu bulamıyorlar. Ya bir çakır pençe arkadaşa düşüyorlar. Ya akraba, ahbap şerrine uğruyorlar. Sessizliklerine, safvetlerine hilm ve tahammüllerine kurban olup gidiyorlar.” Bu alıntı aslında kitabı ve onunla ilgili fikrimi anlatıyor. İyi kalpli, temiz insanların kötü ve bencil insanlar yüzünden hayatlarının nasıl yokuş aşağı gittiğini okumak beni çok sarstı. Vicdan, merhamet ve önyargı üzerine derin derin düşündüren, kalbe dokunan bir kitaptı. “ Dünya hassas kalpler için cehennemdir”
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·524 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 22:28
Masumiyet Müzesi — Orhan Pamuk Kitabı bitireli birkaç gün oldu ama hislerimi ve kitapla ilgili düşüncelerimi toparlamak ancak bugüne nasip oldu. Birkaç gündür zihnimde bu hikâyeyi, karakterleri ve bende bıraktığı duyguyu düşünüyorum. Kemal’in yaşadıklarını ben “büyük bir aşk” olarak görmedim. Bana göre bu, zamanla derinleşen bir sevgi değil; giderek büyüyen bir takıntıydı. Bir insanın, sevdiği kadının dokunduğu eşyaları saklaması, onlarla avunması, hatta hayatını bunun üzerine kurması… Bunlar aşk mı, yoksa vazgeçememenin başka bir adı mı — okurken sık sık bunu düşündüm. Füsun’un henüz 18 yaşında oluşu ve çoğu zaman bir karakterden çok bir arzu nesnesi gibi anlatılması beni rahatsız etti. Öte yandan Füsun’a da kızdım; kendi ayakları üzerinde duramaması, Kemal’i zaman zaman kullanması ve iki hayatı da yavaş yavaş tüketmeleri… Bu hikâyede kimse gerçekten masum değildi. Kitap beni ilk sayfalarda içine çekti, ortalarda yer yer zorlandım ve sıkıldım, sonlara doğru ise yeniden hızlandı. “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” cümlesi gibi beni en çok etkileyen ise şu oldu: “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.” Genel olarak hikâyeden çok etkilenmedim ama Orhan Pamuk’un dilini gerçekten çok beğendim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
7/10
·293 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:00
Hamnet beni derinden sarsan kitaplardan biri olmadı; hatta açıkçası filmini çok daha etkileyici buldum. Kitap boyunca Shakespeare’in adının hiç geçmemesi, ondan sadece “koca baba, Latince öğretmeni” diye bahsedilmesi ilginç bir tercihti. Ama tuhaf olan şu ki, okurken ona yakınlık hissetmek yerine mesafe koydum; sevemedim, belki de yazarın bilinçli yarattığı bir uzaklıktı bu. Yine de Hamnet, kaybın sessizliğini ve bir annenin iç dünyasını fısıldayan, sade ama kendine özgü bir anlatı olarak zihnimde yer etti.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
9/10
·309 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 00:00
Sessiz Hasta — Alex Michaelides Bazı insanlar konuşarak değil, susarak anlatır. Alicia’nın sessizliği bana hiçbir zaman sadece bir suskunluk gibi gelmedi; bu, onun kendini ifade etme biçimiydi. İçinde kırılmış, yorulmuş ama hâlâ duyulmak isteyen bir ruh vardı. Theo ise onu iyileştirmeye çalışırken aslında kendi yaralarını sarıyordu. Belki de Alicia’yı en çok anlayan kişi oydu… ama aynı zamanda onu kırılma noktasına götüren de. Kitap boyunca gerilim hiç düşmedi, elimden bırakmadan okudum. Finali tahmin ettiğimi sandım ama yazar yine de beni şaşırtmayı başardı. Bu kitap sadece bir “twist” hikâyesi değil; suç, vicdan, travma ve insan zihninin karanlığı üzerine psikolojik bir yolculuk. Okuduktan sonra insanın içinde tuhaf bir sessizlik bırakıyor. Bazen en yüksek çığlık, söylenmeyenlerdir. ️ 9/10
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,6bin okunma
7/10
·408 syf.··
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 20:54
Uğultulu Tepeler, benim için romantik bir aşk hikâyesi değil; yıkıcı bir nefretin kuşaklar boyunca yayılışının hikâyesiydi. Heathcliff karakterine hiçbir noktada sempati duyamadım. Onun saplantısı ve öfkesi yalnızca kendi hayatını değil, Catherine’in, Hindley’nin, Edgar’ın, Isabella’nın ve sonraki neslin hayatlarını da geri dönülmez biçimde kararttı. Catherine ile Heathcliff arasındaki bağı aşk olarak hissetmedim. Romantik bir derinlikten çok, yıkıcı bir bağımlılık ve karanlık bir tutku vardı. Kitapta gerçek bir dönüşüm ve saf duygu gördüğüm tek ilişki, küçük Catherine ile Hareton arasındaki bağdı; hikâyedeki tek umut ışığı onlardı. Ayrıca anlatıcı konumundaki hizmetçinin olayların akışını bu denli belirlemesi yer yer gerçeklik duygusunu zayıflattı. Uğultulu Tepeler, bir aşk romanından çok; nefretin, gururun ve saplantının insan hayatını nasıl tüketebileceğini anlatan karanlık ve sarsıcı bir eser.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 201857,8bin okunma